Stres ve koşuşturmanın içinden bir ‘an’ uçup gittik bir hafta sonu. Akrep ve yelkovanın donduğu bu mevsimde, ‘an’, Kars’ın sokaklarında gizli. Zamandan soyutlanıp, tarihin yapraklarından izler taşıyan bu masalımsı kenti görmeyi isterseniz, soğuk gözünüzü korkutmasın.
Yönünüzü bir gün Iğdır’a çevirin. Ağrı Dağı’nın kuzey eteklerinde yer alan ve üç ülkeye sınırı olan bu yeşil şehri ziyaret etmiş olmaktan hiç pişman olmayacaksınız.
Eski Sovyetler Birliği’nin II. Dünya Savaşı’nda Hitler Almanya’sına karşı kazandığı tarihi zaferin 70. yıldönümü, Rusya’da en büyük bayram olarak coşkuyla kutlanmaya devam ediyor.
Yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya, zengin doğalgaz yatakları, kömür madenleri, petrolü ve uçsuz bucaksız ormanlarıyla enerji devi bir ülke.
Daha önceki gelişlerimin aksine farklı bir şeyler var bu defa, sanki bambaşka bir yere gelmiş gibiyim, güneş ışıkları sahne spotlar gibi ortalığı aydınlatmaya başladıkça daha bir farklılaşıyor ve Abant’ta sihirli saatler başlıyor…
Aslında bu kaçmak değil belki de ruhunu serbest bırakmak, özgür olmasını sağlayarak nefes almasını sağlamaktır bence ve sırf bu yüzden sürekli gitmek lazım.
Ülkemizin dört bir yanındaki birçok tarihi yapıda görebiliyoruz onları… Köşklerde, saraylarda, camilerde, türbelerde, medreselerde, kütüphanelerde, hanlarda, köprülerde, çeşmelerde ve evlerde.