Yaban Hayatı Maden Şirketlerine Emanet!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 24 Mayıs 2010 tarihinde Maden Kanunu’na eklenen 16. Madde ile Türkiye’nin korunan alanlarından Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’nda maden arama ve işletme faaliyetlerinin önü açıldı. Alınan karar Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’nın ilan edilme amacı olan doğa korumanın tam karşısında. Türkiye’deki 79 Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, 1 milyon 200 bin hektarlık bir alan kaplıyor ve Türkiye’deki korunan alanların yüz ölçümünün üçte birini oluşturuyor. Bu alanlar, Anadolu yaban koyunu, ceylan, toy, dağ horozu, karaca, dağ keçisi, sırtlan ve flamingo gibi Anadolu’ya özgü ve nadir yüzlerce canlının son yaşam alanları. Türkiye yaban hayatı için son barınaklar olan bu alanlar tartışılan tasarıyla korumasız hale getirerek küresel maden şirketlerinin insafına terk edilecek. Karar, aynı zamanda Türkiye’nin de imzalamış olduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern) ve Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’ne (CITES) tamamen aykırı.
 

Genel Kurul Türkiye’deki Yaban Hayatı’nın Geleceğini Belirleyecek!

Konuya ilişkin açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Bahtiyar Kurt, Komisyon tarafından alınan kararın kabul edilemeyeceğini ve Genel Kurul’da kanun tasarısının reddedilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Korunan alanları tamamen maden şirketlerinin insafına terk edecek olan bu kanun tasarısı Türkiye topraklarının koşulsuz yağması anlamına gelmektedir ve maden lobisinin güdümüyle hazırlanmıştır. Tasarı, Bern Sözleşmesi başta olmak üzere Türkiye’nin imzaladığı uluslararası anlaşmaları açıkça ihlal etmektedir. Bu nedenle, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’nda daha önce yapılmak istenen maden çıkarma çalışmaları, mahkemeler tarafından durdurulmuştur. Çevre ve Orman Bakanlığı, korumakla yükümlü olduğu Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’na sahip çıkmalı kanun tasarısının iptalini sağlayarak Türkiye doğasını koruma görevini yerine getirmelidir” dedi.

Bir cevap yazın