Türkiye’de Bir Tek Kömürlü Santrale Daha Yer Yok

Türkiye’de Bir Tek Kömürlü Santrale Daha Yer Yok

Türkiye’de artık kömürlü termik santrallere yer olmadığını artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da kabul etmeye başladı. Amasra’da yapılmak istenen kömürlü termik santralin Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci, santral alanının projeye uygun olmaması nedeniyle durduruldu.

Santrali kurması planlanan firmanın alternatif alan araması için alınan bu durdurma kararı, bir an önce ÇED olumsuz kararına dönüştürülerek proje tamamen iptal edilmeli. Çünkü havayı, suyu, toprağı kirleten, iklimi değiştirerek tüm gezegenin geleceğini tehdit eden bu kirli enerji için Türkiye’nin hiçbir yerinde yer yok! Siz arka bahçenizde bir kömürlü termik santralle yaşamak ister miydiniz?

Amasra’da termik santral kurması için anlaşmaya varılan Hattat Holding’e ait Hema Endüstri AŞ termik santral yapabilmek için hukuksal düzen içinde bir alternatifi olmadığını biliyor ve ÇED raporunu devre dışı bırakarak santrali yapma çabasına girmek istiyor. Ancak ÇED olsun ya da olmasın Bartın ve Amasra halkı bölgelerine termik santral yaptırmamaya kararlı. Bugüne kadar büyük bir kararlılıkla sürdürdükleri mücadeleye sonuna devam etmeye kararlılar ve yaptıkları açıklamada şöyle diyorlar: ‘Termik santral yapmak için şu ana kadar hiçbir izin alamadılar. Bartın – Amasralı karşı durdukça da alamayacaklar. Bu ülkede hukuk varsa, termik santral kesinlikle yapılamayacak…’ demiştik. Yaşananlar bizi doğruluyor.

Bartın – Amasra halkı termik santrallerin Bartın’ı bitireceğini anladığı ve tepki verdiği için, Bartın’a bu termik santraller yapılamayacaktır. Fakat kapitalist düzenin kuralları gereği şirketin bu işten vazgeçmeyeceği, termik santral yapmak için başka yollar deneyeceği çok açıktır. Halkımız bunu iyi bilmeli ve şu anda yapılan açıklamaların mücadelemizin sona erdiği anlamına gelmediğini unutmamalıdır. Termikçiler bir başka şekilde yine karşımıza gelecek ve biz yine onlara termik santral yapma fırsatı vermeyeceğiz.

Yaşamımızı tehdit eden kirli enerjilerle mücadele, sadece bir çevre değil, aynı zamanda demokrasi ve yaşam hakkı meselesi. Kimsenin, kendi bahçesinde istemediği bir kömürlü termik santrali, bu santrali istemeyen başka insanların yaşadığı alanlara kurmaya hakkı yok. Türkiye’nin dört bir yanında kirli enerjilere karşı süren mücadeleler de aslında hepimizin ortak sorumluluğu. Enerji ihtiyacımızı kimsenin yaşam hakkını elinden almadan, çevreyi kirletmeden karşılamamız mümkün. Neticede enerji oburluğuna bu iştahla devam ettiğimiz sürece, hiçbirimiz için yaşanacak bir dünya kalmayacak.

 

Bir cevap yazın