Shell, Güneydoğu Anadolu’da Kaya Gazı Araştırmalarına Başladı

Shell, Güneydoğu Anadolu’da Kaya Gazı Araştırmalarına Başladı

Uzmanların küçük depremlere yol açabileceğini söylediği kaya gazı çıkarma çalışmaları, Türkiye gibi deprem kuşağındaki bir coğrafya için daha büyük bir risk taşıyor.

Çevre sorunlarına ve depremlere yol açtığı için Fransa, Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde kaya gazı sondaj çalışmaları yasaklandı. İngiltere, İspanya ve Güney Afrika’da çalışmaları durdurdu.

Greenpeace İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan: “Greenpeace olarak şunu bilmek istiyoruz: Arama çalışmalarına başlamadan önce bölgede sismik araştırma yapıldı mı? İkinci derece deprem bölgesi olarak sınıflandırılan Diyarbakır’da oluşabilecek küçük bir depremin büyük bir depremi tetikleyip tetiklemeyeceğine dair bir rapor bulunuyor mu? Arama yapan Shell, sadece geçen sene 207 petrol sızıntısından sorumluydu. Yani temiz bir sicili yok. Hidrolik kırılma tekniği insan ve çevre üzerinde büyük riskleri olan bir faaliyet. Kaya gazı aramalarında kullanılan hidrolik kırılmanın etkileri üzerine kapsamlı bir değerlendirme olmadan böyle bir faaliyete başlanamaz. Geleneksel olmayan bir gaz patlaması, çevre ve insan sağlığı üzerine muazzam bir deneye dönüşebilir” dedi.

Uluslararası Enerji Ajansı: Yenilenebilir enerjilerin önünü tıkıyor

Aksoğan, kaya gazının iklim değişikliğine etkileriyle ilgili olarak sözlerine şöyle devam etti: “Küresel ısınmayı iki derecenin altında tutabilmek ve iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini önlemek için bir an önce harekete geçmemiz ve fosil yakıtları aşamalı olarak devreden çıkarmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliği bu yolda atılacak en önemli adımlar. Uluslararası Enerji Ajansı da kaya gazı gibi konvansiyonel olmayan, fosil yakıt arama yöntemlerinin, temiz enerjinin ve enerji verimliliğinin önünü tıkadığı konusunda uyarıyor.”

Hidrolik kırılmanın etkileri:

– Sismik Faaliyet: Hidrolik kırılma, deprem riskini artırır, bu da zarar riskini, sızıntı ve patlama riskini artırır;

– Hava Kirliliği: Geleneksel olmayan gaz sondaj işlemleri kurum, hava kirliliği belirtileri, parçacıklı madde, metan ve doğal gaz üretir;

– Su Kirliliği: Hidrolik kırılma, kırılma sıvısında kullanılan toksik kimyasallarla yüzey ve yeraltı suyunun (içme suyu da dâhil) kirlenmesine, bunun yanı sıra kaya ve kömürde doğal olarak bulunan metan ve zararlı maddeler ile radyoaktif maddelerin sudaki oranının artmasına sebep olur;

– Su Kullanımı: Hidrolik kırılma, çoğu zaman telafi edilemez hale gelen ya da kirlenen büyük miktarda yeraltı suyunun derinlere pompalanmasıdır. Büyük miktarlarda taze su kırılma işlemlerinde gereklidir. Bu durum yerel ve bölgesel seviyede, özellikle de su kıtlığı yaşayan bölgelerde önemli sosyal ve çevresel baskılar yaratır;

– Toprak kirliliği: Kırılma, tortu havuzlarından sızıntı, atık su ve kuyu patlaması riski taşır;

– Arazi Kullanımı: Hidrolik kırılma, arazinin bozulmasına sebep olur, kırsal alanlara ve koruma alanlarına zararlı etkileri olur;

– Gürültü: Kaya gazı gelişiminde kullanılan ekipman ve nakliye, yerel sakinleri, tarım hayvanlarını ve doğal hayatı etkileyecek gürültü meydana getirir;

– İşçiler Üzerinde Biriken Sağlık ve Çevre Etkileri: Özellikle geleneksel olmayan gaz endüstrisinde çalışan işçiler, hidrolik kırılmanın fazladan salınmasına yol açtığı toksik kimyasallara maruz kalırlar;

– Topluluklar üzerinde sosyo – ekonomik etkiler: Hidrolik kırılma, yerel ekonomilerde ani yükseliş ve düşüşlere sebep olabilir, sürdürülebilir tarım ve turizmi olumsuz etkileyebilir.

 

Bir cevap yazın