NBŞ Lobisi Yine İş Başında!

NBŞ Lobisi Yine İş Başında!

Hükümet tarafından hazırlanarak TBMM`ye gönderilen Şeker Kanunu Tasarısı’nda, ‘pancar dışı kaynaklardan (!)’ elde edilen şekerin halen yüzde 10 olan kotası yüzde 15’e çıkartılmaktadır. İthalatçı olduğumuz mısırdan elde edilen Nişasta Bazlı Şeker’e (NBŞ) karşı kamuoyunda oluşan tepkilerden kaçınmak için NBŞ ifadesinin kullanılmadığı tasarı, içerdiği kelime oyunlarıyla daha en başta gizli hedefleri olduğunu ortaya koymaktadır.

Bilindiği üzere Türkiye’nin yüzde 10 olan NBŞ kotası hemen hemen her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50 oranında artırılmaktadır. Şeker pancarı sektörü, fabrikalarda çalışanlar, tarım işçileri ve üretici ailelerle birlikte 8 milyonu aşkın insanı doyurmaktadır. Türkiye’nin yıllık şeker gereksinimi 2,5 milyon tondur. Bunun yüzde 85’i şeker pancarından, yüzde 15’i ise NBŞ’den karşılanmaktadır. NBŞ fabrikaları, içerden ve dışarıdan aldıkları mısırı işleyerek fruktoz ve glukoz şurubu üretmektedirler.

Mısır şurubundaki yüksek fruktozun pek çok sağlık sorununa neden olduğu belirtilmektedir. Ayrıca NBŞ fabrikaları yurtiçi üretimlerinde yerli mısır kullanmak zorunda olsalar da, her yıl binlerce ton mısır ithalatı yapılması ve NBŞ kotasının yükseltilmesiyle bu ithalatın daha da artacak olması, beraberinde GDO riskini de getirmektedir. Ülkemizde yaygın olarak tarımı yapılan ve üretiminde dünya dördüncüsü olduğumuz şeker pancarında ise GDO yoktur.

Türkiye pancardan şeker üretiminde Avrupa ülkeleri arasında Fransa ve Almanya’dan sonra üçüncü sırada gelmektedir. Birinci sıradaki Fransa üretiminin tamamını şeker pancarından sağlamaktadır; NBŞ üretimi yoktur. İkinci sıradaki Almanya’nın NBŞ üretimi, toplam şeker üretiminin sadece % 2,5’tir. Polonya’nın NBŞ kotası % 3,9 iken, onun arkasından gelen İngiltere ise üretimini tamamıyla şeker pancarından elde etmektedir. Görüldüğü üzere Avrupa şeker pancarına sahip çıkmakta ve üreticisini korumak için NBŞ kotalarını düşük tutmaktadır.

Şeker pancarı sektörümüz tümüyle ulusaldır, dolayısıyla üretilen katma değer de ülke içinde kalmaktadır. Oysa ülke mısırda dışa bağımlıdır, başka bir deyişle yapılan dışalım ile yurtdışına kaynak aktarılmaktadır. NBŞ sanayi piyasasının % 75’ine çokuluslu şirketler egemendir, üretilen katma değer de bunlara transfer edilmektedir.

Pancar tarımı buğdaya göre 13, mısıra göre 8, ayçiçeğine göre 5 kat daha fazla istihdam sağlamakta ve bu yönüyle kırsal alandan kentlere göçü de önlemektedir. Yan ürünleri olan pancar posası ve melas ile pancarın baş ve yaprak kısmı hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Şeker pancarı sanayi yılda yaklaşık 3 milyar dolar katma değer yaratmaktadır. Bulundukları birçok ilde tek sanayi tesisi olma özelliği taşıyan şeker fabrikaları 20 binden fazla insana istihdam sağlarken, 6 NBŞ fabrikası sadece bin kişiyi istihdam etmektedir.

Bugün gazozdan çikolataya ve hamur tatlılarına dek uzanan pek çok şekerli üründe kullanılan NBŞ’ler bir yandan toplum sağlığını olumsuz yönde etkilerken, diğer yandan da ülkemizde önemli bir geçim kaynağı olan şeker pancarı tarımının gerilemesine neden olmaktadır. Türkiye şekerini şeker pancarından üretmeli, sadece gıda dışı sektörlerin ihtiyacını karşılamak amacıyla NBŞ kotası % 1 veya % 2’lere düşürülmelidir.

Tasarı ile gıda dışı amaçla sanayide kullanılmak üzere kotasız şeker üretimi de öngörülmektedir. Oysa herhangi bir denetim eksikliğinde bu şekerlerin piyasaya sürülmesi tehlikesi her zaman için vardır. Özetle TBMM gündeminde bulunan tasarı, yarattığı inanılmaz rant ile ‘siyaset – iş dünyası’ ilişkisini yeniden kurgulayan şeker sektöründe, üreticiler, tüketiciler ve kısaca tüm halkımız aleyhine işleyecek bir sürece işaret etmektedir. Bu kapsamda TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak AKP Hükümeti’ni, çokuluslu şirketler yerine kendi halkının yanında yer almaya ve tüm halkımızı da şeker sektöründeki oyunlara artık ‘dur’ demeye çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Dr. Turhan Tuncer

Başkan

 

Bir Cevap Yazın