AKSA Kimya, Sütten Çıkmış Ak Kaşık Değil

AKSA Kimya, Sütten Çıkmış Ak Kaşık Değil

27 Ocak Pazar günü Yalova’ya 12 km uzaklıktaki Taşköprü Beldesi’nde bulunan akrilik ve karbon elyaf üreticisi Aksa Kimya Sanayi AŞ’de yaşanan yangın, bölgede paniğe neden oldu ve ülke gündeminde de yer buldu.

Yangında toplam 430 bin m2’lik alanda kurulu olan fabrikanın 10 bin m2 civarındaki elyaf mamul deposundaki ürünler yandı. Fabrikanın sadece 43’te 1’lik bölümünde çıkan yangın 9 saatte söndürülebildi.

Greenpeace Yalova Yerel Grubu üyeleri, yangını ve ardından yaşananları yerinde takip etti. Yangın sonrası AKSA tarafından yapılan açıklamaları Yalova yerel grubu adına açıklama yapan Özlem Akyüz değerlendirdi:

Başarılı müdahale mi, başarılı PR mı?

Yangın sonrası Akkök yetkilileri yangına ne kadar başarıyla müdahale edildiğinden bahsettiler, öte yandan 9 saat boyunca tüm gökyüzünü kaplayan dumanlarda hangi kimyasalların hangi miktarlarda bulunduğu soruları yanıtsız kaldı.

Fabrika yetkilileri hem kendilerinin hem de Çevre Şehircilik Müdürlüğü birimlerinin ölçümler yaptığını, yangının üretim alanıyla bir ilgisinin olmadığını ve insan sağlığına zararlı bir limit aşımı durumunun söz konusu olmadığını söylediler.

Ortaya çıkan madde ölüme bile yol açabilir

Peki ama mamul elyafın hammaddesi, kanserojen akrilonitril değil mi? Mamul elyafın yanması sonucunda ortaya hidrojen siyanik, azot oksit ve diğer kimyasalların çıkması beklenir. Hidrojen siyaniğin solunması, ölümle bile sonuçlanabilecek ciddi rahatsızlıklara neden olur. Yapılan ölçümlerde bu maddelerin oranı ölçüldü mü? Ölçüm yapıldıysa hangi kurum hangi oranı elde etti?

Bu soruların yanıt bulması için yapılan ölçümlerde hangi etken maddelerin hangi oranlarda çıktığının açıklanmasını talep ediyoruz.

Çevrede yaşayan 4 bin kişi için neden bir ikaz, uyarı, anons sistemi devreye girmediğini de merak ediyoruz.

Mide bulantısı ve baş dönmesi görüldü

Kimyasallarla çalışan bir fabrikada yangına müdahale eden değil ama takip eden çok sayıda kişiye ancak 5. saatte bez maskeler dağıtılabildi. Bu insanların soludukları havadan mide bulantısı, baş dönmesi, nefes darlığı şikâyetleri yaşadığı gözlendi. Fabrika yetkilileri ve kamu kurumları yapılan ölçüm sonuçlarını bir an önce açıklamalı, şeffaf ve açık bir yaklaşım sergileyerek, 1999 depremindeki olaydan bu yana yaklaşımlarının değiştiğini göstermelidir.

Yalova’da AKSA Akrilik Kimya Fabrikası’nda 1999 Marmara Depremi sırasında da bir felaket yaşanmış, 6.500 ton kanserojen akrilonitril kimyasalı, havaya, toprağa ve suya karışmış, dava açan onlarca insana fabrika tazminat ödemek durumunda kalmıştı” dedi.

Greenpeace

 

Bir cevap yazın