Yunuslara Özgürlük İçin…

Yunuslara Özgürlük İçin…

Kaş Sualtı Derneği (KASAD) ve Kaş Turizm Tanıtma Derneği tarafından yunus gösteri merkezleri ve yunuslar hakkındaki bilimsel gerçekleri kamuoyu ile paylaşmak ve bu konuda farkındalık yaratmak için 20 – 21 Nisan tarihlerinde Kaş’ta bir eylem düzenlendi.

Kaş başta olmak üzere, hâlihazırda açık olan veya ruhsat almayı bekleyen gösteri / terapi merkezlerinin kapatılmasını talep eden eyleme Alman Yunus ve Balina Koruma Kuruluşu (Prowall), Yunuslara Özgürlük Platformu, Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD), Greenpeace ve WWF – Türkiye’den temsilcilerin yanı sıra yöreden yaklaşık 200 kişi katıldı.

Gösteri amacı ile yakalanan yunuslar, açık denizlerde yüzlerce kilometre yüzdükleri ve koloni halinde yaşadıkları doğal ortamlarından alınarak küçük kapalı havuzlarda tutsak ediliyor. Araştırmalar, yakalanma sırasında birçok yunus ve balinanın öldüğünü, tutsak olarak yaşatılabilenlerin ise doğadaki hemcinslerine göre oldukça kısa yaşadıklarını gösteriyor. Sonuç olarak, yunus ve balinaların gösteri merkezlerinde kullanılmak üzere acımasız yöntemlerle yakalanması ve havuzlarda tutsak edilmesi son yıllarda dünya gündemine oturmuş ve bu tür gösteri havuzları pek çok ülkede yasaklanmıştır.

Başka yerlerde avlanıp tutsak edilmiş yunuslar ve diğer deniz memelilerinin havuzlarda gösteri amaçlı kullanılması ile ilgili yasal bir düzenleme bulunmadığı için yunus parkları Avrupa ülkelerinde bir bir kapatılıyor. Ancak maalesef ülkemizde yeni bir yatırım alanı olarak görülüyor. Kamuoyunda yaratılan ilgiyle de gösteri merkezlerinin sayıları hızla artıyor ve yunusların avlanması teşvik ediliyor.

Yunusların yakalanması, esaret altında tutulması ve ticari amaçla kullanılması, ülkemizin de taraf olduğu uluslararası Bern Sözleşmesi (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması) gereğince yasak. Anayasamızın 90. maddesine göre, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler, ülkemizde kanun hükmündedir. Ancak, ticari amaçlarla yunusların tutsak edilmesi yükümlü olduğumuz önemli bir uluslararası sözleşmenin ihlaline yol açmakla birlikte, aynı zamanda ülkemizin itibarını da sarsıyor. Türkiye’de yeni yunus gösteri merkezlerinin açılmamasını, var olanların ise bir daha açılmamak üzere kapatılmasını talep ediyoruz. Tutsak olan yunusların ise rehabilitasyonunun yakından takip edilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de ve dünyada, sıradan bir ‘hayvansever’ duyarlılığına sahip olmaktan öte çok sayıda bilinçli ve kararlı insan bu tür tesislere karşı organize olmuş durumdadır. Kaş’ta düzenlenen protesto bunun en güzel ve güçlü örneklerinden biridir. Halen, ProWal ve WDSF (Whale and Dolphin Conservation Society) gibi Alman çevre koruma örgütleri tarafından Türkiye’de yunus parkı olan şehirlere turistik boykot uygulamakta ve tüm Avrupa’da bu şehirlerin ziyaret edilmemesi için kampanyalar yürütülmektedir. Kaş, doğal ve kültürel değerleri ile sorumlu turizm uygulamalarının kaçınılmaz olarak uygulanması gereken bir Deniz Koruma Alanı’dır. Bir Deniz Koruma Alanına yakışan, bugünün doğa koruma anlayışına uygun olmayan yunus gösteri merkezleri değil, ’yunusları doğal ortamlarında izleme’ projelerinin yaygınlaştırılması olmalıdır.

© Nilüfer Araç / WWF – Türkiye

 

Bir cevap yazın