Yakasız Damat Göyneği

Yakasız Damat Göyneği

Anadolu’nun her bölgesinde geçmişi geleceğe taşıyan o yörenin yaşam biçimine göre şekillenmiş adet ve gelenekler vardır. Anadolu kadını anasına, babasına, askere ya da gurbete giden yavuklusuna evlenince kayınvalidesine, kayınpederine, eşine söylemek isteyipte anlatamadıklarını oyaya, nakışa, dantele, dikişe dokuduğu kilime, heybeye, baş gülüne, keseye, çevreye, yağlığa nakşettiği motiflerle dile getirmiştir.

Motifler ve çizgiler insanın yaşadığı dönemin tanıklığını doğumu, ölümü, dişiliği ve erkekliği, zenginliği, hüznü ve mutluluğu sembolize etmiştir. Anadolu’daki coğrafi özelliklere etnik yapılara, inanışlara göre şekillenen adet ve töreler ticaretten el sanatlarına kadar geçmişi ve günlük yaşamı geleceğe taşır.

Geçmiş gelenekleri gelecek ile buluşturabilen toplumlar sosyal sorumluluklarını yerine getirebilmiş olurlar. Yazıya konu olan başlıktaki gelenekte Mudurnu’da uzun yıllar devam etmiş ise de şimdilerde unutulmuştur.

Yöresel ev tezgâhlarında dokunan ‘çulfalık’ kız evi tarafından damat bohçasına konan iki adet beyaz renkli olan ‘gizlencelik’ (düğünde bayramda özel günlerde giyilen) ve renkli dokunan ‘kündelik’ (Gündelik işlerde giyilen) diye tabir edilen iç göyneğinden beyaz ve yakası açılmadık olanı güvey girdiği akşam gelin hanım tarafından damadın boynuna göre açılarak dantelle süslenir ve sabah evin ahalisi ile sofraya oturduklarında damadın giydiği iç göyneğin nakış ve dikişinden gelin hanımın ne kadar maharetli ve hünerli olduğu anlaşılmış olur.

Kıssadan hisse: Geleneğini kaybeden, geleceğini kaybeder.

20.11.2012

 

 

Bir cevap yazın