‘Türkiye’nin Yarınları için İklime Uyum Seferberliği’ Başlıyor!

WWF – Türkiye ve ETİ Burçak işbirliğiyle geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin sonuçlarından hareketle, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla, ‘Türkiye’nin Yarınları için İklime Uyum Seferberliği Projesi’ hayata geçiriliyor.

Proje için hazırlanan seferberlik tırı ile yola çıkacak olan WWF Türkiye ve ETİ Burçak, Konya Havzası’nda tarımsal üretimde değişim ve dönüşüm başlatmak üzere yaklaşık 3.000 çiftçi ve tarım sektörü temsilcisine eğitim vermeyi hedefliyor. Başlatılacak seferberlik ile ‘Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin araştırma sonuçlarına dikkat çekilerek değişen iklim koşullarına uyumlu tarım yapabilmenin ve su kaynaklarımızı akılcı kullanmanın yolları aktarılacak. Konya’nın 5 ilçesi ve Konya merkezde çiftçilere yönelik düzenlenecek eğitimlerin yanı sıra bölgedeki ilçe tarım müdürlükleri, kaymakamlıklar ve çiftçi örgütleri ile görüşülerek harekete geçilmesi yönünde mesajlar verilecek.

WWF Türkiye – ETİ Burçak işbirliği ile 2009 yılında hayata geçirilen, iklim-su-tarım konularını ilk kez bir arada Konya Havzası özelinde inceleyen Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin sonuçları kapsamında, tarımsal üretim ve su miktarı ile tarımdaki su ihtiyaçları hesaplanarak 2015 – 2030 – 2050 yılları için dört senaryo geliştirildi. Senaryolarda mevcut sulama ve ürün deseninin yanı sıra alternatif ürünlerin ekilmesi ve modern sulama tekniklerinin uygulanması halinde ihtiyaç duyulacak su miktarları belirlendi. Sonuçlara göre, Konya Havzası’nda tarımda modern sulamaya geçilmesi ve ürün deseninin değiştirilmesi halinde her yıl 2.4 milyar m3 su tasarrufu sağlanabilmesi mümkün. Bu da İstanbul’un 3 yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Araştırmaya dair dikkat çekici sonuçları ve bu sonuçlardan hareketle hayata geçirilen seferberlik projesinin detaylarını paylaşmak üzere ETİ Pazarlama Grup Başkanı Şule Atabey Şamlı ve WWF – Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Akın Öngör’ün katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında konuşan ETİ Pazarlama Grup Başkanı Şule Atabey Şamlı, “Geçen yıl ETİ Burçak WWF – Türkiye olarak başlattığımız Türkiye’nin Yarınları Projesi’ni başarı ile tamamlamış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi.

Şule Atabey Şamlı, “Türkiye’nin Yarınları Projesi ile ülkemizin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Havzası’nda küresel iklim değişikliğinin gelecekteki olası etkilerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçladık. Bu değerlendirme çalışmaları gösteriyor ki; Konya Havzası’nda tarımda modern sulamaya geçerek ve ürün desenindeğiştirerek, her sene 2.4 milyar m3 su tasarrufu sağlamak mümkün olacak. Bu gerçekten çarpıcı bir rakam… Öyle ki dünyanın en büyük metropollerinden İstanbul’un 3 yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor” diye konuştu. Bu yıl da Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin bir devamı niteliğinde olan “’Türkiye’nin Yarınları için İklime Uyum Seferberliği Projesi’ni başlattıklarını anlatan Şule Atabey Şamlı, “Yeni projemizle Türkiye’nin Yarınları Projesi’nde yer alan değerlendirmelerin sonuçlarına dikkat çekmek ve bu doğrultuda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en aza indirmek için çiftçilere yönelik bir bilinçlendirme çalışması başlatıyoruz. Proje kapsamında donanımlı bir tır Konya Havzası’nı gezerek çiftçileri bilinçlendirme seferberliğine destek olacak” dedi.

WWF – Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Akın Öngör ise “ETİ Burçak ile gerçekleştirdiğimiz proje iki kurumun ortak değer ve amaçlar çerçevesinde buluşmasından yola çıkılarak hayata geçirilmiş bir güç birliğidir. Ülkemiz bulunduğu coğrafya itibari ile küresel iklim değişikliğinden, özellikle su kaynakları bakımından, en fazla etkilenecek ülkelerden bir tanesi. WWF – Türkiye olarak iklim değişikliğine uyum sağlamak için öncelikle su kaynaklarına olan bakışımızın değişmesi gerektiğine inaniyoruz. Bu Proje ile başta Konya Havzası’nda yaşayan çiftçiler ve tarım sektörü temsilcileri olmak üzere, ilgili tüm taraflara iklim-su-tarım ilişkisini anlatarak, sorunların çözümü için herkesin üzerine düşen bu ‘değişim’ ve ‘dönüşümü’ yerine getirmesini sağlayacağız,” diye konuştu.

 

Türkiye’nin Yarınları Projesi’nden ortaya çıkan diğer çarpıcı sonuçlar:

1. 50 yılda bölgedeki sulak alanların %65’i kurudu: Konya Havzası’ndaki mevcut duruma bakıldığında tarımsal üretim ve su kullanımının sürdürülebilir olmadığı görülüyor. Bunun sonucunda son 50 yılda Konya Havzası’ndaki sulak alanların % 65’i kurumuş bulunmakta.

2. Havzadaki kuyuların %70’i kaçak: Havzada bulunan 93.948 adet sondaj kuyusundan; 66.808 tanesi kaçak. Bölgede her yıl İstanbul’un 1,5 yıllık suyu kadar (36 tane Küçük Çekmece Gölü’ne eşit) su fazladan yeraltından çekiliyor, yeraltı suları her geçen gün azalıyor.

3. Türkiye’nin Yarınları Projesi araştırma sonuçları 2015-2030-2050 yıllarında bölgenin iklim fotoğrafını ortaya koyuyor. Buna göre:
– Konya Havzası’nda 2015 yılına kadar sıcaklıkların 2,5 derece civarında; 2030’ların sonundan itibaren ise 4 ila 6 derece kadar artması bekleniyor.
– Sıcaklıkların ve buharlaşmanın artmasıyla beraber, 2030’ların sonundan itibaren Konya Havzası’na %20-%30 daha az yağış düşmesi bekleniyor.
– 2057 önümüzdeki yüzyılın en kurak yılı olacağı tahmin ediliyor.
– Konya Havzası’nda önümüzdeki 50 yılda yüzey suyunda % 65, yeraltı suyunda %54 azalma olacağı öngörülüyor. Buna bağlı olarak havzadaki toplam kullanılabilir su miktarında %56 azalma bekleniyor.

Türkiye’nin Yarınları Projesi araştırma sonuçlarından çıkarılan 4 senaryo:

Bilinçlendirme çalışmaları kapsamında gelecekteki iklim değişikliklerine uyum için sunulacak öneriler:
• Modern sulamaya geçişin hızlandırılması ve daha az su tüketen ürünlerin ekilmesi
• Su tüketimi yüksek şeker pancarı, yonca, mısır, ayçiçeği gibi ürünlerin üretim alanlarının dikkate alınması ve gerekirse kısıtlanması
• Bu ürünlerin yerine suyu daha az kullanan aspir (yağ bitkisi), kanola (yağ bitkisi), soya, sorgum (kuraklığa dayanıklı bir yem bitkisi), nohut, mercimek, silajlık mısır, yulaf, çavdar gibi ürünlerin üretimine ağırlık verilmesi
• Salma sulamanın terk edilmesi; yerine yağmurlama ve damla sulama sistemlerinin kullanılması
• Yeraltı suyu kullanımının kontrol altına alınması; kaçak kuyuların acilen kapatılması
• Havzadaki sulak alanların korunması; zarar görmüş olanların rehabilite edilmesi
• Çiftçilere yönelik yaygın eğitim faaliyetleri düzenlenmesi

Bir cevap yazın