Tüketici Fendi GDO Devini Yendi

Tüketici Fendi GDO Devini Yendi

gdohayir sirtcantam

Onbinlerce tüketici örgütlenerek Amerikalı gıda devi General Mills’e sesini duyurmayı başardı; mısır gevreği Cheerios artık GDO’suz. Olay, tüketici örgütlenmesi başarısı açısından iyi bir örnek oluşturuyor.

Tüketicilerin tercihleri konusundaki net tavırları, şirketlerin üretim politikalarını doğrudan etkiliyor. Onbinlerce tüketiciden gelen yoğun baskı sonucu gıda devi General Mills, genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımını, kahvaltı gevreği markası olan Cheerios’tan kaldırdı.

Çevreci kuruluşlardan oluşan koalisyon, Ekim 2012’de harekete geçip onbinlerce tüketiciyi örgütledi ve Cheerios’un Facebook sayfasına mesaj yağdırmalarını, General Mills’i elektronik posta ve telefon yağmuruna tutmalarını sağlayarak GDO’ların kaldırılmasını istedi. Başarıya ulaşan bu tüketici hareketinde, Avrupa’daki tüketicilerine ürünün GDO’suz seçeneğini zaten sunan şirketin, aynı seçeneği Amerikan tüketicilerine de tartışmasız vermesi gerektiği dile getirildi.

Türkiye’de Cheerios

Ülkemize Cheerios’u Nestlé getiriyor. Nestlé, konuyla ilgili sorumuzu şöyle yanıtladı: “Gıda ürünlerinde GDO’lu hammadde kullanımı, yürürlükte olan 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu gereğince yasaktır. Nestlé Türkiye, tüm ürünlerinin üretimini ve ithalatını, kanun ve mevzuata tamamıyla uygun olarak gerçekleştirmekte ve GDO içeren hammadde kullanmamaktadır.”

Sağlık ve çevreye yönelik tehditler

Kampanyanın internet sitesinde, GDO’ların çevre üzerinde felakete yol açacak etkiler bıraktığı ve tüketilmesinin insan sağlığını olumsuz etkilediğine ilişkin araştırmaların sayısının arttığı belirtiliyor. Gıda şirketi General Mills’in sözcüsü Mike Siemienas ise, GDO’ların tüketici sağlığı için güvenli olduğunu söylemesine rağmen, Cheerios sevenlere saygı duyduklarını, bu nedenle tüketicilerinin sesine kulak verdiklerini, önerilerine uyduklarını belirtiyor.

Bu tüketici hareketinin başlamasını tetikleyen şeylerden biri de, 2012’de General Mills’in GDO’lu ürünlerin etiketlenmesine karşı verdiği savaştı. Huffington Post’a göre, firmanın GDO’lu içeriğin etiketlenmesine karşı verdiği bu mücadelenin maliyeti  1,1 milyon dolar. GDO’lu ürünlerine bu kadar yatırım yapan bir firmanın bu yatırımından vaz geçerek GDO’suz üretime yönelmesi, tüketici tercihlerinin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor.

İçerik araştırması

Yulafın GDO’lu çeşidi olmamasına rağmen, üründe kullanılan mısır nişastası ve şekerin GDO’suz çeşidini güvenilir kaynaklardan sağlamak için General Mills bir yıl süren araştırma ve çalışmalarla beraber, büyük bir yatırım yapmak zorunda kaldığını açıkladı. Günümüzde Amerika’da yetiştirilen neredeyse tüm mısır, soya ve şeker pancarı GDO’lu olduğundan, süpermarketlerde satılan ürünlerin de yüzde 70 ila 80‘inin içinde GDO bulunuyor. Bu rakamlar tüketiciye fazla seçme özgürlüğü bırakmasa da bilinçlenen tüketiciler General Mills’in peşini bırakmayarak diğer ürünlerin de birer birer GDO’suz olması için kampanyaya devam edecek.

Niş pazar

GDO’suz ürünler tüketicilerden daha çok rağbet gördükçe, Amerika’daki en büyük perakendecilerden Target ve fastfood zinciri Chipotle gibi firmalar da GDO’suz ürünleri müşterilerine sunarak gıda sektörünün en hızlı büyüyen niş pazarında yerini alıyor.

Tarım iktisatçısı Nicholas Kalaitzandonakes bu pazarın hâlâ çok küçük olduğunu, ciddi boyutta bir değişiklik olması için tüketicilerin tavırlarını, büyük kitleler halinde GDO’ya para ödemeyerek koyması gerektiğini savunuyor.

Yükselen maliyet

İnsan ve diğer doğal varlıklara zararlı tarım ilaçlarının sadece topraktan temizlenmesi bile 2 – 3 yıl alıyor. GDO’lu ürün yetiştirilen tarlaların ayrılması ve tarım araçlarının temizlenmesinin yanı sıra, sertifika alma süreci de çiftçi için oldukça maliyetli. Amerikalı çiftçiler ürünlerine GDO bulaşmasın diye bir hayli masraf ediyorlar. Dolayısıyla GDO’dan arınmak o kadar kolay olmayacak. Bu nedenle en iyisi, bulaşma riski çok yüksek olan GDO’yu baştan reddetmek.

 

Bir Cevap Yazın