Tahtalı Dağı

Baharla birlikte karları erimeye başlayan Beydağları, gökyüzünden dimdik heybetle Akdeniz’i bir sevgili gibi seyretmeye devam ediyor. Akdeniz’in 3.000 metreyi bulan derinliklerinden, Tahtalı Dağı’nın 2.366 metreye varan yüksekliğine kadar 5.000 metreyi aşan bir yüksekliğe erişir. İki yıl önce bir Fransız jeoloji profesörü ile birlikte Beydağlarına karşı yemek yerken birden aklıma geldiği için, hocam bu dağlar kaç yaşındadır diye sorduğumda: Fazla yaşlı sayılmazlar, henüz 5- 6 milyon yıl yaşlarında genç dağlardır demişti.
 
 
Evet, 5–6 milyon yaşlarında genç dağlardan oluşuyor bizim Beydağları. Akdeniz’in denize en yakın, en görkemli dağlarıdır bu dağlar. İlle de Tahtalı Dağı bütün Akdeniz ülkelerinde, bildiğim kadarıyla Sicilya’ya kadar bir eşi daha yoktur. Denize öylesine yakındır ki, zirvesinden atlasanız sanki denize düşeceksiniz gibi bir his uyanır içinizde. Bu mevsimde hafif ılık Akdeniz rüzgârları, portakal çiçeği kokularını Tahtalı Dağı’nın zirvesine doğru okşarcasına taşırlar. Bu günler insanı zıvanadan çıkaran günlerdir. Şöyle yüzünüzü bir sevgili gibi okşayıp giden bahar kokulu Akdeniz rüzgârlarını içinize çekip, tarifsiz duygulara kapılıp gitmek istersiniz. Birde baharla birlikte aşk şarkılarının en güzellerini söyleyen şu kuşlar yok mu hani adamı çileden çıkarır. Daha ne söyleyeyim ki; bu günler tehlikeli günler vallahi insanın âşık olası geliyor, işte en sonunda onu da söyledim. Yüce Tanrıma şükürler olsun. İnsanoğlu bu daha neler istemez ki!
 
 
Şöyle Beycik Köyü’nden geçip sedir ormanlarının arasından keyifle yürüyerek Tahtalı Dağı’na çıksam; ya da Kesme Boğazı’ndan şırıl şırıl akan derelerin arasından geçip Çukuryayla’ya varsam, şöyle bir soluklandıktan sonra Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıksam nasıl olur acaba? Bilenler bilir ister güneyden olsun ister kuzeyden olsun her iki rota da baharda sürprizlerle doludur. İnsanoğlunun asla doyamayacağı güzelliklerle ve zenginliklerle doludur. Keşke zirvedeki beton yığını ile ona bağlı teleferik yapılmasaydı ve insanlar yürüyerek zirveye çıksalardı da o muhteşem doğal güzelliklerden mahrum kalmasalardı. Dağın rotaları titizlikle işlenebilir ve tüm doğa sporcularının ve doğa tutkunlarının kullanımına sunulabilirdi.
 
 
Genç, yaşlı sağlık sorunu olmayan insanlar belli bir tempoyla zirveye çıkabilirlerdi. Zirve ise doyumsuz manzarasıyla insanlara sunulmuş en büyük armağandır. Diğer yandan Beycik Köyü’nden çıkıldığı zaman sedir – ardıç ağaçlarının sonunda 1800 – 1850 metrelerde ya da Çukuryayla’da bir dağ evi yapılabilirdi ve böyle bir dağ evi de Tahtalı Dağı’na önemli bir zenginlik kazandırırdı. Dağın uygun olan muhtelif yerlerine acil durumlar için birkaç tane helikopter pistini de yaptığınız zaman eminim ki Tahtalı Dağı doğa sporları açısından önemli bir doğa sporları merkezi olurdu.
 
 
Hemen aşağıdaki Kemer Turizm Bölgesi ile düşünüldüğünde heyecan duymamak elde değil. Ama şu haliyle dağın sırları kayboldu ve çekim alanı olmaktan çıktı. Umarım bu yanlıştan bir gün dönülür ve Tahtalı Dağı da doğal haline döner. O zamanda doğa kazanır dolayısıyla elbette Ülkemizde kazanmış olur. Ayrıca Tahtalı Dağı buna fazlasıyla layıktır ve kendisini bu günkü duruma getirenleri de bağışlar.
 
 
Zira Tahtalı Dağı bilgeler bilgesi gönlü zengin bir dağdır. Belki de o yüzden halk arasında yanlış bir algılamayla Olympos Dağı da denmektedir. Gerçekte Olympos Dağı olmadığı ve antik çağda Solyma Dağı olarak adlandırıldığı geçtiğimiz yıllarda bilim insanları tarafından açıklığa kavuşturuldu.
 
 
Tahtalı Dağı’nın zenginlikleri saymakla bitmez. WWF – Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Tahtalı Dağı ve yakın çevresiyle ilgili olarak teleferik projesine başlandığı günlerde açıklamış olduğu raporunda gerçekten insanı üzen ve projenin ne kadar yanlış olduğunu açıkça ortaya koyan ciddi saptamalar var. Bu bilgileri daha önceleri de defalarca yazıp anlattığım halde tekrar yazmaktan kendimi alamadım. Hep birlikte raporun önemli bulduğum bazı bölümlerine göz atalım:
 
Beydağları Milli Parkı içerisinde Tahtalı Dağı’nda 598.274 metrekare alan, teleferik inşaatı yapılması ve işletilmesi için T.C Çevre v〠浣〠瑰㸢ﱂﱴﱧ潤慬琿洿欠棢攠政汫ⱥ欠棢㬲6tContentID

￰tCategoryID 
￰ClassID￶￿㿿Priority
￰Header￶￿㿿Spot￶￿㿿SpotImage ￶￿㿿SpotFlash ￶￿㿿SpotVideo ￶￿㿿SpotMusic ￶￿㿿Content￶￿㿿MemberOnly
￱Labels￶￿㿿PostFile￶￿㿿PostTarget
￶￿㿿CreateDate
]CreateUser

￰EditDate]EditUser
￰StartDate ]EndDate]tSiteID
￰tLanguageID 
￰Approval￱R1￶￿㿿R2￶￿㿿R3￶￿㿿R4￶￿㿿R5￶￿㿿R6e Orman Bakanlığı’nın izniyle yabancı sermayeli bir şirket olan Fajos Turizm Teleferik İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 29 yıllığına tahsis edildi.
 
 
Oysa WWF – Türkiye’nin, Türkiye’nin Önemli Bitki Alanları listesinde yer alan 122 ‘Önemli Bitki Alanı’ndan biri olan Tahtalı Dağı, Akdeniz Bölgesi’nin bozulmadan kalmış en güzel bitki örtüsü örneklerine sahip çok önemli bir dağ. Bitki örtüsü 860’dan fazla bitki türü içeriyor. Bunların arasında, 23 bitki Tahtalı Dağı’ndan başka dünyanın hiçbir yerinde doğal olarak yetişmiyor ve yaklaşık 100 tanesi ise Türkiye’de ve dünyada ‘Nesli Tehlike Altında’ olarak tanımlanmış durumda.
 
 
Ayrıca, devam eden araştırmalar sonucu her yıl yeni bitki türleri de alanın florasına ekleniyor. WWF – Türkiye, Tahtalı Dağı gibi hassas bir alanda yasal olmayan böyle bir girişimin, Beydağları Milli Park ve Tahtalı Dağı biyolojik çeşitliliğini yok edecek diğer girişimlere öncülük etmesinden endişe duyuyor.
 
 
 
Tarihi Likya Yolu üzerinde bulunan, zengin bitki çeşitliliğine paralel olarak ormanlık alanlardan Alpin çayırlara kadar geniş bir alanı kullanan şah kartal ve sakallı akbaba gibi yırtıcı kuşlara da ev sahipliği yapan Tahtalı Dağı, kış sporları tesisleri nedeniyle ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor.
 
 
Tekirova’dan başlayarak Tahtalı Dağı’nın zirvesine yılda 200 bin kişiye hizmet vermesi planlanan ve inşası devam eden teleferik ve kayak pistine ek olarak, zirveye kadar açılan yol ile Tahtalı Dağı’nın bozulmadan kalmış tüm doğal alanlarına ulaşım kolaylaşacak. Bu durum, başta orman yangınları olmak üzere, maki ve orman habitatlarına zarar verebilecek tehlikeleri arttırıyor. Son 20 yılda Antalya bölgesinde çıkan orman yangınlarında insan unsurunun ağırlık kazandığı belirlenmiştir.
 

 
1972 yılında 69.800 hektar alanda ilan edilen Beydağları Milli Parkı’nı, sahil şeridinin turizm yatırımlarına açılması amacıyla 1988 yılında 34.425 hektara kadar daraltılmıştı. WWF – Türkiye, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış olan Beydağları Milli Parkı’nın, Tahtalı Dağı’ndaki kış sporları tesislerinin tamamlanması ve turizme açılmasından bir süre sonra tamamen kaybedileceğini düşünüyor. ‘Tahtalı Dağı, ‘Önemli Bitki Alanı’ (ÖBA), Antalya Körfezi’nin batısında yer alır ve Akdeniz Bölgesi’ne özgü bozulmamış kıyı, orman ve dağ habitatlarını içerir denilmektedir.’
 
 
Ne zaman bir bahar yazısı yazmaya başlasam ya da konuşması yapsam nasıl olduğunu anlamadan mutlaka döner dolaşır Tahtalı Dağı’na gelirim. Sevgili okurlarımın affına sığınıyorum, gerçekten bu seferde öyle oldu. Bahar kokuları, portakal çiçeği kokuları, duygusallıklar ve kuşlar derken birden kendimi Tahtalı Dağı’nda buldum. Beki de asıl varmak istediğim yer orasıydı. Tüm doğaseverlere mutluluk dolu bahar günleri dilerim.

Bir cevap yazın