Su Kocaeli

Su Kocaeli

Kocaeli; iki denize (Karadeniz ve Marmara), bir göle (Sapanca Gölü) kıyısı olan, güneyi boydan boya bir dağ sırası ile (Samanlı Dağları) çevrili kadim bir şehir. Bu coğrafya; insanlık tarihinin uzun bir dönemine şahitlik ve medeniyetin gelişimine de ev sahipliği de yapmış. Kocaeli coğrafyasının su kaynaklarını uzun yıllara dayanan çalışmalarımdan kaynaklanan birikimlerimin ışığında bir yazı dizisi ile tanıtmaya çalışacağım.

samanli daglari

Samanlı Dağları
Kocaeli coğrafyasının toplam alanı 342948 ha. Bu toplam alanda tarım alanları 37436 ha alan ile şehir genelinin % 11’ini kaplamakta. Orman alanları ise 131996 ha alan ile şehir toprak bütünlüğünün % 38,5’unu oluşturuyor. Kocaeli coğrafyasının güneyini boydan boya Samanlı Dağları kaplamakta. Yerleşim alanlarının toplamı; 26791 ha alan ile kentin % 7,5’ini kaplamakta. Bu alanların dışında kalan 143282 ha alan ise şehrin % 42’sini kaplamakta iken ‘Sanayi Kenti’ olarak bilinen kentin tüm sanayi alanları 3443 ha ile sadece % 1.

kaynak sulari

Marmara Havzası

Kocaeli ilinin toprakları, tümüyle Marmara Havzası içinde. Havzanın il sınırları içinde kalan bölümünde önemli sayılacak bir akarsu yok. Ancak Kocaeli Yarımadası, birçok çay ve dereyle yarılmış durumda. Genellikle kısa ve sel niteliğinde olan bu sular, ildeki yeryüzü şekillerinin oluşumunda önemli rol oynamış.

su kaynagi samanli daglari

Karadeniz, Marmara ve Sapanca Gölü

Akarsuların bir bölümü Karadeniz’e diğerleri ise İzmit Körfezi ve Sapanca Gölü’ne dökülür. Kocaeli Yarımadası boyunca uzanan dağların sırtı İzmit Körfezi ve Marmara’ya daha yakın olduğundan Karadeniz’e dökülen akarsular daha uzundur. Karadeniz’e dökülen bu akarsuların su kaynakları ve su toplama alanları hayli güneydedir. Bunların akışları da genellikle düzensizdir.

serindere

Kocaeli Yarımadası
Yağışlı dönemlerde taşkınlıklara yol açarken, yazın iyice kururlar. Gebze’nin, Tepecik Köyü yakınlarından doğan 71 km uzunluğundaki Riva (Çayağzı) Deresi, İstanbul Boğazı girişinin doğusunda Karadeniz’e dökülür. Göksu Deresi, Karayakuplu Köyü yakınlarından çıkar ve Ağva’da Karadeniz’e ulaşır. Yine Karadeniz’e dökülen Yulaşı Deresi’nin uzunluğu 43 km’dir. Üzerinde İstanbul’a su sağlayan Darlık Barajı bulunan Darlık Deresi de Kocaeli il topraklarından doğar.

sarisu

Sarısu
Denizli Köyü’nden doğup Karadeniz’e dökülen Kocadere’nin uzunluğu 50 km’dir. İl topraklarından doğup, il sınırları içinde Karadeniz’e dökülen başlıca akarsu Kandıra İlçesi’ndeki Sarısu’dur. Sakarya Nehri’ne Karadeniz’e dökülmeden önce katılan son akarsu olan Kaynarca Deresi de Kandıra’dan doğar. Sarısu, Kandıra’dan Karadeniz’e dökülen bir su kaynağı. Kandıra şehir merkezine 8 km mesafede bulunan Babaköy sınırları içerisinden akan Sarısu, sazan, tatlısu levreği, kefal ve çeşitli su balıklarına da yuva olan bir su kaynağı konumundadır. Sarısu, bir kilometre uzunluğundaki sahile paralel akarak kumsal bitiminde Karadeniz’e kavuşmakta. Bölge içerisinde yer alan Seyrek Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Karadeniz kıyısında, florası ve iklimi ile yaban yaşamına elverişli bir habitat sunuyor. Sarısu, Karadeniz ve çam ormanları arasında yer alan bu geliştirme sahasının kuzeyinde bulunuyor. Sahada Karaca (Capreolus capreolus) ve Kızıl geyik (Cervus elaphus) korunan türler arasında. Bölgede yapılan çalışmada 165 kuş türü tespit edilmiş. Bu sayı Kocaeli’de kaydedilmiş olan tüm kuş türlerinin % 66’sını, tüm ülkede tespit edilen türlerin ise % 35,33’ünü kapsamakta. Bu türlerin 36’sı yaz göçmeni, 52’si kış göçmeni, 33’ü transit göçmen, 44’ü ise yerlidir.

nuzhetiye vadisi

Zengin su kaynakları
Marmara Denizi’ne dökülen akarsuların bir bölümü İzmit Körfezi’nin kuzeyinden, bir bölümü ise güneyinden gelerek Marmara’ya dökülürler. Körfez’in kuzeyinden Marmara’ya dökülen akarsuların en önemlilerinden biri Tavşanlı (Dilovası) Deresi’dir. Pelitli Köyü’nün güneybatısından doğan ve bir süre güneye aktıktan sonra dirsek yapıp doğuya, daha sonra da yine güneye dönerek Marmara’ya dökülen bu derenin yaklaşık uzunluğu 12 km’dir. Marmara’ya, Körfez’in kuzeyinden dökülen diğer önemli akarsular Çayırova, Hatip, Ağadere, Derboğazı, Erenler, Kanlıbağ, Aydınlıkdere, Memelidere ve Bekirdere’dir. Marmara Denizi’ne, Körfez’in güneyinden dökülen sular ise genellikle Samanlı Dağları’ndan doğar ve bu dağın kuzey yamaçlarındaki alçak düzlüklerden inerler.

serindere kanyonu

Kirazdere
Bunların en önemlilerinden biri, Sıcakdere ve Soğukdere adlı kolları olan Kirazdere’dir. Samanlı Dağları’ndan doğan önemli akarsulardan biri de Yalakdere’dir. Beş koldan beslenen Yalakdere’nin havzası hayli geniştir. Kış sonlarında suyu artan derenin Hersek yakınlarında Marmara’ya dökülen ağzında bir delta düzlüğü oluşmuştur. Marmara’ya bu kesimden dökülen diğer akarsular arasında Değirmendere, Halıdere ve Kazıklı Deresi sayılabilir.

su kaynagi

Göller
Kocaeli il sınırları içerisinde doğal olarak sadece Sapanca Gölü bulunmakta. Göl, Körfez’in 17 km doğusunda bulunuyor. Bu noktadan başlayarak Sakarya’ya doğru 16 km uzanan gölün 7 km’si Kocaeli sınırları içerisinde bulunmakta. Güneydeki Samanlı Dağları ve kuzeydeki plato düzlüğü arasında bir oluk biçiminde uzanan göl çukurluğu tektonik kaynaklıdır. Bu çukurluğun, İzmit Körfezi’nin bir devamı olduğu ve önceki dönemlerde daha doğudaki Adapazarı çöküntü alanına değin sokulduğu sanılmaktadır. Sapanca Gölü dışında Kocaeli coğrafyasında Bıçkıdere, Şahinler, Ütük, Bayraktar, 19 Mayıs ve Şeytandere göletleri de bulunmaktadır. İzmit’e su sağlayan Kirazdere (Yuvacık) Barajı’nın yarattığı yapay göl ise 1.74 km2’lik bir alanı kaplar.

iklim kocaeli

Kocaeli iklimi
Kocaeli coğrafyasının su kaynaklarının tanıtımına ilave olarak öncelikle bölgenin iklim yapısını da bilmemizde yarar var diye düşünüyorum. İklim bir coğrafyanın en belirleyici öğesidir. İklim yapısın çeşitliliği Kocaeli’de bulunan su kaynakları üzerinde çok ilginç bir etki yapmış. Su kaynaklarının tanıtımlarında bu olguyu çok daha iyi anlaşılacak.

Kocaeli, Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin kesişim noktasında bulunuyor

Kocaeli, dünya üzerinde bir günde dört mevsimin yaşanabildiği ender coğrafi yörelerden biridir. Genel anlamda Karadeniz ile Akdeniz ikliminin kesiştiği bir iklim tipi bölgede egemendir. Yazlar sıcak ve az yağışlı, kışlar yağışlı ve Türkiye’nin pek çok yöresine oranla ılık geçer.

Kendine has iklim tipi
İlin kuzey kesimlerinde ve Karadeniz kıyılarında yaşanan yaz mevsimi, ilin güneyinde yaşanan yaza oranla daha serindir. Yağış miktarı da bununla doğru orantılı olarak kuzeyden güneye inildikçe azalır. Kocaeli iklimi, Marmara ve Batı Karadeniz makro iklim tiplerinin etkisinde olmakla beraber, kendine has iklim olarak çeşitli varyasyonları göstermektedir.

Üç alt iklim alanı
Karamürsel’in güneyi, Körfez’in çevresi, Kandıra’nın kuzey kıyıları, Gebze’nin kuzey ve kuzeydoğusu, Körfez’in kuzey kesiminde mikro iklim farklılıkları vardır. Bu farklılıklar; yerbetimsel yapı, yüzeysel yapı, su yapısı ile birlikte ilin yüzeyini kaplayan bitki türlerini ve bu türlerin dağılımını etkilemektedir. İklim olarak ise üç alt iklim alanı vardır.

iklim ve cesitlilik

Kocaeli’de yağış her mevsim görülür

Birinci iklim grubu Karadeniz kıyılarından su bölüm hattına kadar uzanan nemli ormanları kapsar. Diğeri bu alanda yer alan fakat 400 metreyi aşan yükseltilerin toplandığı ve su bölüm hattına yakın yerlerdir. Son grup ise İzmit Körfezi kıyılarından kuzeye yükselen ve su bölüm hattına uzanan kuru ormanlar alanı olarak belirlenmiştir. Ilıman iklimin egemen olduğu Kocaeli’de yağışlar kış ve bahar aylarında en fazla olmakla birlikte her mevsim görülür. Ortalama yıllık sıcaklık 13,7 ºC’dır. Rüzgârlar kışın kuzey ve kuzeydoğudan, yazları ise kuzeydoğudan eser.

cinarlidere

Doğal kaynak suları
İklimsel bilgilerin ışığında ilk olarak Kocaeli’nin doğal su kaynaklarını yani içme suyu olarak ortaya çıkan kaynaklarını tanıtıma ile başlayalım. Kocaeli şifalı kaynak suları ile de tanınan bir kenttir. Kentin değişik kesimlerinde çıkan doğal sular eski devirlerden beri bölge halkı tarafından değişik hastalıklara şifa olarak kullanılmaktadır.

cesme

Çenesuyu
Derince’nin kuzeyindeki en yüksek dağ olan Çenedağı’ndan yeryüzüne çıkan Çenesuyu, kendine has damak tadı ve kalitesiyle yurt çapında üne kavuşmuştur. Çenesuyu, 1860’lı yıllarda lezzetiyle şairlerin mısralarına bile konu olmuştur. Sultan Abdülaziz tarafından 1863 yılında İzmit’te yaptırılan Kasrı Hümayun’un en önemli bölümlerinden olan Taç Kapısı üzerinde bulunan kitabede, İzmitli şair Savfet’in 22 dizelik kasidesi bulunmaktadır. Bu kasidenin bir beyitinde Çenesuyu’ndan şu şekilde bahsedilir;

Acemi sözlerim olup Çenesuyu gibi ihla
(Toy sözlerim Çenesuyu gibi tatlı oldu)
Ricam oldur o hakan-ı serir-i mülk ihsana
(Dileğim odur, o ülke tahtını bağışlayan hakana)

Tamamen doğal bir kaynak suyu olan Çenesuyu, 1500 yıldır hiçbir işlem görmeden yeryüzüne kendiliğinden çıkmaktadır. Hiçbir suni işleme tabi tutulmayan, ülkemizin en yumuşak suları arasında yer alan Çenesuyu’nun doğal yapısında kireç bulunmaması da, özellikle böbrek hastaları açısından suyun değerini daha da artırmaktadır. Zengin ve dengeli mineral içeriği ile adeta şifa kaynağı olan Çenesuyu, çocukların diş sağlığı ve kemik gelişimi, ayrıca hamile ve yaşlılar için de ideal bir sudur.

pinar

Yuvacık Kaynak Suyu
1750 yılından beri kullanılan Yuvacık kaynak suyu, günümüzde kaynağından el değmeden tam otomatik makinelerde doldurulup şişelenmektedir. Osmanlı Dönemi’nden kalan bu lezzetin kalitesi TSE tarafından da belgelenmiştir. Yuvacık Kaynak Suyu, insan vücudunun ihtiyacı olan birçok minerale sahiptir. Suyun içerisinde uygun miktarda bulunan kalsiyum, kemik yapısının korunmasında ve osteoporozun önlenmesinde, magnezyum ise kalp, damar ve sinir sistemi ile kasların sağlıklı kalmasında destekleyici özelliğe sahiptir.

Akçat Suyu
Karamürsel’e, 13 km uzaklıkta olan Akçat şifalı sularıyla tanınmış bir bölgedir. Doğal haliyle içerisinde bakteri barındırmayan ve bulunduğu kapta yosun tutmayan Akçat suyu, günlük 70 ton kapasiteye sahip tesislerde şişelenerek halkın kullanımına sunulmaktadır.

Akarsu
Yaz, kış sıcaklığı ve debisi değişmeyen kaynağı, berraklığı ve ideal mineral yapısı ile diğer sulardan ayrılan Akar doğal kaynak suyu Samanlı Dağları’nın zirvelerinde gelmektedir.

yuvacik baraji

Yuvacık Barajı ve İçme Suyu
Kocaeli ve çevresine evsel ve endüstriyel su temin etmek üzere kurulan Yuvacık
Barajı, 1999 yılında işletmeye açılmıştır. Baraj 1,6 milyon nüfusun yarı sıra, ilde hızla büyümekte olan sanayi sektörüne de yüksek kaliteli su temin etmektedir. Baraj; 110 metre yüksekliğinde ve 400 metre genişliğinde olup 60 milyar litrelik bir hacme sahiptir. 258 km2 bir su tutma havzasına sahip olan barajda toplanan su arıtma tesislerinde arıtılarak (günlük 480 milyon litre kapasite) Kocaeli halkına hizmet sunmaktadır.

Su varsa yaşam var
Su varsa yaşam vardır mantığı çerçevesinde düşünürsek; Kocaeli su kaynaklarının önemini çok daha iyi anlarız. Dünyadaki tüm büyük şehirler güçlü su kaynaklarının kenarında olması suyun yaşamsal öneminin göstergesidir. Günümüzdeki Kocaeli’ni ve geçmişin Nikomedya’sını tanıdıkça bizleri şaşırtan özellikleri ortaya çıkıyor.

sapanca golu

Sapanca Gölü

Sapanca Gölü, Kocaeli’nin tek doğal göldür. Göl, Körfez’in 17 km doğusunda bulunuyor. Bu noktadan başlayarak Sakarya’ya doğru 16 km uzanan gölün 7 kilometresi Kocaeli sınırları içerisinde bulunmakta. Gölün genişliği kuzeygüney doğrultusunda 5,5 km, yüzölçümü 47 km2’dir. Gölün en derin yeri 61 metredir. Gölün çevresi 39 km uzunluğundadır ve bunun 26 km’lik kısmı Sakarya’ya, 13 km’si ise Kocaeli’ne aittir. Bu gölde su ürünleri şöyle sıralanabilir: Yayın, Turna, Alabalık, Tatlı su kefali, Sazan ve Kerevit. Ayrıca bu gölden Adapazarı’ndaki ve Kocaeli’deki bir kısım sanayi kuruluşlarının su ihtiyacı karşılanmaktadır. Gölün su toplama havzası içinde ve Kocaeli sınırları dâhilinde Eşme, Maşukiye, Hikmetiye (Derbent), Suadiye belde yerleşim alanları ve Acısu, Şirinsulhiye, Nusretiye, Uzuntarla mahalle yerleşimleri yer almaktadır. Güneydeki Samanlı Dağları ve kuzeydeki plato düzlüğü arasında bir oluk biçiminde uzanan göl çukurluğu tektonik kaynaklıdır. Bu çukurluğun, İzmit Körfezi’nin bir devamı olduğu ve önceki dönemlerde daha doğudaki Adapazarı çöküntü alanına değin sokulduğu sanılmaktadır.

yuvacik baraji su havzasi

Sapanca Gölü ve Evliya Çelebi
Eski kaynaklarda Ayan Gölü olarak geçen Sapanca’yı Evliya Çelebi şöyle anlatır: “Sapanca Gölü’nün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi yetmiş altı köy vardır. Cümle halkı bu halicin suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. Ürünleri çok ise de, bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde seksen pare (parça) kayık ve çırnaklar (tahıl kayığı) vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya taşırlar. Bu insanlar, gölde bulunan yetmiş, seksen çeşit balıktan avlanıp kar ederler. Alabalığı, Sazan balığı, Turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. Bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya Nehri geçer. Kocaeli’de İrva Kasabası kenarında Karadeniz’e dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezi’ne üç saat kadar yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya karışır. Hatta bir asırda bu gölü İzmit Körfezi’ne katmak için yüz binlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de, İzmit halkının buna birçok hazineler ve Nuh ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama Sakarya Nehri bu göle, bu gölde İzmit Körfezi’ne karıştırılırsa Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamur olurdu. İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul’da bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.”

pasasuyu kanyonu

Paşasuyu
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına 2005 yılında ‘Yeşil Adımlar’ projesi kapsamında çalışmaya başlayıncaya kadar Paşasuyu’ndan haberim yoktu. Paşasuyu’nu görünce çok şaşırdım. Digiturk İztv’de Sırtçantam kuşağında bu bölgeye bir belgesel program çektim. Değerli hocam Prof. Dr. Ayşe Çalık Ross’u programa konuk olarak almıştım. Sadece Paşasuyu değil, Kocaeli Yöresi’nin su kaynaklarını ve Roma yollarını konuştukça ne çok şeyi bilmediğimi öğrendim. Öğrendikçe ilgim arttı. Bu bölgede Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına ‘kültürel’ temelli, günübirlik ‘Hiking’ parkuru yaptım. Emin olun Paşasuyu Kanyonu’nu ve su kamerlerini görün sizlerde çok şaşıracaksınız.

İzmit’in içme suyu

Kocaeli’nin merkez ilçesi olan İzmit’in sınırları içerisinde yer alan Paşasuyu, İzmit Körfezi’ne kuzeyden güneye doğru akan bir su kaynağı. Bu su kaynağının özelliği; üzerinde Roma Devri’nde yapılan ve günümüzde halen kullanılan su kemerlerini bulunması. İzmit’in içme suyu, Paşasuyu’ndan 21 adet kemerle kente getirilmiş.

su kocaeli 2

Paşasuyu, Paşa Hamamı ve Süleyman Paşa
Dr. H. İbrahim Kahraman, ‘Paşasuyu, Paşa Hamamı ve Süleyman Paşa’ konulu sunumunda; “Nikomedia Şehri’nin kurulmasından itibaren önce yerel su kaynakları ile insanların su ihtiyacı karşılanıyor. Su kuyuları ve su sarnıçları bu maksat ile yapılan yapılardır. Roma Dönemi’nde bir ara dünyanın en büyük dört şehrinden biri haline gelince yeni su kaynaklarına ihtiyaç duyuluyor. Vali Plinus Dönemi’nde bugünkü Kabaoğlu Köyü tarafından su getirilme çalışması yapılıyor ise de sonuçlandırılamıyor. Daha sonra bugünkü şehrin 22 km kuzey doğusunda bulunan ve Osmanlı Dönemi’nde Paşasuyu adı verilen su kaynağı ciddi bir çalışma ile Nikomedya’nın ihtiyacını karşılayacak şekilde getiriliyor. İzmit’in fethinden sonra ilk vali olan Gazi Süleyman Paşa, Osmanlı arşiv belgelerinde Köhne Hamam diye zikredilen tek hamamı yaptırıyor ve halkın hizmetine sunuyor. Buranın suyunun da Paşasuyu denilen kaynaktan temin edildiği bilinmektedir. İzmit, Cumhuriyet Dönemi’nde olduğu gibi Osmanlı Dönemi’nde de yüzyıllar boyu imparatorluk coğrafyasının çeşitli yerlerinden göç alarak genişlemiş ve artan ihtiyaç karşısında katma sular, çeşmeler, hamamlar ile donatılmıştır” bilgisine yer verdi.

nuzhetiye

Mühendislik harikası
Dr. Kahraman, dikkat çeken sunumuna şu sözlerle devam etti; “Paşasuyu günümüzde unutulmuş bir konumda. Sert kireç kayaların arasından çıkan bu su 21 adet kemerle şehirdeki İnbayırı Sarnıcı’na getirilmiş. O dönem için bir mühendislik harikasıdır. Roma Dönemi’nden sonra yapılan ikinci büyük su kanalıdır. Bölge halkı tarım amaçlı olarak sudan yararlanmaktadır. Unutulmak üzere olan bu su, son dönemde ruhsatlandırılarak tekrar kullanım alanına kazandırılmıştır. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde geçtiği gibi adının Süleyman Paşa’nın yaptırdığı Paşa Hamamı’nın suyunun buradan gelmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Derenin adının Paşa (Beşe) Deresi olarak anılmasından da kaynaklanabilmektedir” dedi.

Uzunkum Tabiat Parkı
Kandıra’da bulunan tabiat parkının kuzey kesimi Karadeniz sahilinin manzarasına sahip. Kuzey kesiminde bölgeye ismini veren ‘Uzunkum’ isimli kumsal mevcut. Güney kesimi, doğallığını koruyan orman örtüsü ile kaplı yamaçlar üzerinde yer almaktadır. 235 hektar alana sahip tabiat parkının büyük bölümü çam ormanları oluşturuyor. Güneydoğu kısmında Mağaratepe bulunmakta. Uzunkum isimli bir dere de tabiat parkının içerisinden geçmekte. İşte bu su kaynağı burada bulunan tüm habitatı var etmiş. Daha önce de yazmıştım; ‘su varsa, hayat var’, su yoksa o coğrafyada yaşamdan bahsetmek zor. İçerisinde bulunduğumuz yüzyıl suyun önemini anlayacağımız bir zaman. Umarım bunun ayırtına varabiliriz. Tabiat parkının kuzeyinde ise Gökçeliburun Tepesi bulunmaktadır. Kıyı boyunca çok çeşitli bitki örtüsü vardır. Bunlardan bir de nesli tükenmekte olan Kum zambağı (Pancratium maritimum) yetişmektedir. Ayrıca saha içerisinde andız, ardıç, pelit, defne, dişbudak, sedir, kuşburnu, gürgen, şimşir, kızılcık kirazı, tırşık, sütleğen otu, erguvan, develik, basur otu, çöl menekşesi, çiğdem, karakılıç, yosun türleri, çakırdikeni, üçgül ve kender de yetişmektedir. Tabiat parkının yaban yaşamında ise Kaplumbağa, Tilki, Tavşan, Turaç, Keklik, Karatavuk, Yelfe, Baykuş, Kunduz, Delice ve Oklu kirpi bulunmaktadır.

Kum zambağı

Kumul ekosistemlerinin incisi olarak isimlendiren endemik kum zambakları, Kandıra’nın Karadeniz sahillerinde doğal olarak yetişmekte. Güzelliği ve zarafeti temsil eden beyaz çiçekleriyle Ağustos ile Ekim ayları arasında açan sahilleri süsleyen bu bitki ülkemiz dışında İtalya, İspanya ve Yunanistan’da da yetişmekte. Kum zambağı (Pancratium maritimum), nergisgiller (Amaryllidaceae) familyasına ait, kıyı kumullarında yetişen soğanlı bir bitki türüdür. Çok yıllık, soğanlı, genişçe uzun şeritsi yapraklı, yaklaşık 40-45 cm boyunda, beyaz çiçekli, çiçek sayısı 3-15, koronalı, korona tepallerin 2/3’ü kadardır.

izmit sulakalani

İzmit Körfezi Sulakalanı
İzmit-Gölcük Sahil Yolu üzerinde, yolun iki tarafına da yayılmış olarak sulakalan bulunmaktadır. Bu alan, kuşların göç yolu üzerinde önemli bir istasyon niteliğindedir. Alanın, uluslararası bir kuş göç zinciri alanlarından biri olması sebebi ile kuşların beslenme ve barınma gibi ihtiyaçlarının giderilmesi açısından önemlidir. Son yıllarda 165 kuş türü bu alanda gözlemlenmiştir. Bunlar arasında bulunan 100 tür küresel ölçekte koruma altındadır. İzmit Körfezi Sulakalanı’nda, IUCN Kırmızı Listesi’nde bulunan Dikkuyruk ördeği (Oxyura leucocephala) ve Bern Sözleşmesi EK-II Listesi’nde yer alan Küçük karabatak (Plalocrocorax pygrmaeus) için üreme sonrası önemli bir konaklama ve beslenme alanı olması nedeniyle de önemli kuş alana (ÖKA) adayıdır. Bu iki kuş türü ülkemizin taraf olduğu Bern Sözleşmesi EK-II’de (Kesin Korunması Gerekli Tür Listesi) yer almaktadır. İzmit Körfezi Sulakalanı, uluslararası ve ulusal sözleşme, yönetmenlikler ile Avrupa Birliği Natura 2000 Habitat direktiflerinin yasal korunması altındadır. Yaklaşık 120 hektar saha, 5.12.2006 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından sulakalan ilan edilmiştir.

cinarlidere selalesi

Jeotermal alanlar
Batıda Yalova, doğuda Sakarya Kuzuluk termal tesisleri ile bu üç ili boydan boya kat eden Kuzey Anadolu Fayı üzerinde olmasına rağmen Kocaeli sınırları içerisinde büyük bir termal saha yoktur. İlin güneyindeki Yazlık Köyü civarında MTA tarafından etüdü yapılmış iki zayıf su kaynağı bulunmaktadır. Yazlık Ilıcası, İzmit-Gölcük Karayolu üzerindeki Yeniköy sınırları içerisinde, denize 3 km uzaklıktadır. Bizans Dönemi’nde de kullanılan suyun cilt hastalıklarına iyi geldiği belirlenmiştir. Ilıca’nın restorasyonu ve çevre düzenleme çalışmaları yapılmıştır.

Özellikle bilmemiz gereken konu şu; su konusu, içersinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli konusu. Su ile birlikte ekilebilir tarım alanları ve atalık tohumlar da çok önem taşıyor. Kocaeli’de bulunan su kaynaklarını tanıtmanın dışında, bu kaynakları korumanın da önerilerini aktarmak gerekli diye düşünüyorum. Kocaeli coğrafyasının her tarafını bilen biri olarak düşüncelerimi aktarmam ve paylaşmam ilk başta bana düşer diye de düşünüyorum.

su kocaeli

Ballıkayalar Tabiat Parkı
Ballıkayalar Tabiat Parkı’na yeni bir yönetim planı yapmak gerekli. Bu yönetim planında; yılda kaç gün ve kaç kişi ziyarete kabul edilebileceği belirtilmeli. Tabiat parkları piknik alanları değildir bu unutulmamalı. Bir bölge tabiat parkı olarak ilan edilmesinin en başta gelen amacı korumaktır. Koruma altına alınan bir coğrafyaya ziyaretçi kabul ediyorsanız, o alanın bir toplantı salonu, tanıtım broşürü, tuvaleti, dinlence alanı olmalı. Korunan alanlar sadece tabeladan ibaret olmalı. Antalya Köprülü Kanyonu’nda yaşanan durum ortada. Böylesine güzel bir doğal değer ranta kurban gitmek üzere.

pasasuyu selalesi

Paşasuyu Kanyonu
Paşasuyu Kanyonu hem arkeolojik olarak hem de doğal olarak koruma altına alınmalı. Burası eşine az rastlanır bir coğrafya. Roma Dönemi’nden kalma su kemerleri ve kanyonun doğal yapısı ilgi çekici. Paşasuyu Kanyonu’na Digiturk İztv’de, Sırtçantam kuşağında bir belgesel programı çekmiştim. Hatta Kocaeli Doğal Yürüyüş Parkurları’nın ilk tanıtım etkinliğini burada yapmıştık. Değerli bir bölge, gereken değerin verileceği umudunu taşıyorum.

nuzhetiye selalesi

Nüzhetiye Şelalesi ve Vadisi
Samanlı Dağları’nın kuzeyinde, İzmit Körfezi’ni gören bir konumda bulunan su kaynağı ilgi çekici özellikler taşıyor. Vadiyi kışın karlar altında da görme imkânım oldu. Köylülerden öğrendiğim kadarı ile şelaleye kadar karda giden ilk kişi imişim. Kar altında bele kadar su içerisinde şelaleye kadar gitmek çok akıl işi değildi. Vadinin sonunda bulunan şelale heybetli görüntüsü ile dikkat çekici. Vadi içerisinde bulunan bitki ve hayvan çeşitliliğinin gelecek kuşaklara aktarılması için Nüzhetiye Şelalesi ve vadinin de koruma altına alınması lazım.

dere

Beşkayalar Tabiat Parkı
Kocaeli’nin biyolojik çeşitliliğinin en saf ve duru olduğu yer Beşkayalar Vadisi’nin bulunduğu bölgedir. Kocaeli gibi sanayisi ile tanınan bir ilde, böylesine bir bölgenin bulunması dikkat çekici bir özellik. Bölgeye gelen misafirlerde aynı görüşü paylaşıyorlar. Beşkayalar Tabiat Parkı’nın içerisinden iki büyük nehir akıyor. Bu bölgenin ne girişi belli ne de çıkışı. Bölgede hiçbir koruma bulunmuyor. Bıçkıdere’den itibaren Soğukdere, Menekşe Yaylası’ndan itibaren de Sıcakdere koruma altına alınmalı. Ayrıca Papazçayı’da koruma altına alınmalı.

yalakdere ve valide kopru

Yalakdere
Karamürsel’den doğup, Yalova’dan İzmit Körfezi’ne dökülen bu su kaynağı evsel atıklardan korunmalı. Bölge, yavaş yavaş yerleşim alanı olmaya başladı. İleride bu su kaynağını çok ararız.

Taşköprü Kanyonu, Çobangeçidi Kanyonu ve Büyükdere Vadisi

Bu su kaynakları, Körfez İlçesi sınırları içerisinden doğup, Gebze’ye doğru birleşerek birlikte yol aldıktan sonra Ağva’da Karadeniz’e dökülüyorlar. Bu kaynakların en büyük sorunu kirlilik. Ama yeni yapıma başlanan otoyol gelecekte bu kaynakları olumsuz yönde etkileyebilir. Yeni otoyol ile birlikte çevrede bulunan taş ocakları da bölge coğrafyası için tehdit. Kocaeli’nin kuzey bölümünde su kaynakları güneye göre daha zayıf. O açıdan Taşköprü Bölgesi’ndeki her su kaynağı değerli.

Sapanca Gölü
Sapanca Gölü ile ilgili sorunlar herkesin bildiği gibi. Su ihtiyacı var olandan daha fazla. Bununla birlikte gölden sanayi kuruluşlarına su gidiyor. Geçen yıl göldeki su seviyesi bir ara dip yaptı. Aslında Kocaeli coğrafyasının su sorunu yok. En büyük sorun; su ihtiyacının her geçen gün artması, kirlilik ve yanlış kullanım.

kocaeli su

İzmit Sulakalanı
Sapanca Gölü ile Körfez arasında böylesine bir yerin varlığı bölge için şans. İzmit Körfezi Sulakalanı sahil yolu ile yeni yol arasına sıkışmış durumda. Alanın etrafında Kocaeli Sanayi Sitesi bulunuyor. Ayrıca alan içerisinde bir de beton üretim tesisi var. Sulakalan, Kirazdere’nin iki yanına sıkışmış durumda. Ne yapıp edip, bu sulakalanı bu bölgede yaşatmalıyız.

cinarlidere selalesi 2

Çınarlıdere Vadisi
Çınarlıdere Vadisi koruma ve kullanıma iyi bir örnek teşkil ediyor. Doğa bir taraftan korunurken, diğer taraftan da insanlar bu güzel vadi içerisinde güzel ve nitelikli zaman değerlendirmenin şansına varıyorlar. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, burada yaptığı çalışma ile örnek bir çalışma yapmış, tebrik etmek gerekli.

su

Kocaeli’nin tüm su kaynaklarını çok az eksiği ile konu ettim. Kocaeli coğrafyası üzerine uzun yıllardır çalışan biri olarak, bu az bildiğimiz güzel coğrafyayı diğer yörelere göre daha fazla korumalıyız diye düşünüyorum. Kocaeli coğrafyası üzerine çalışma yapmam için yetki veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim. Kocaeli’nin su kültürüne dair bir kitap önerim var. Kitabın ismi; Kocaeli Su Medeniyetinden Sayfalar. Yazarı; Ahmed Nezih Galitekin. Yayın, İSU Genel Müdürlüğü Yayınları’ndan Haziran 2006 tarihinde çıkmış. Genişletilmiş 2. baskısı da Nisan 2015’te yapılmış.

Metin ve fotoğraflar: İsmail Şahinbaş

Bir Cevap Yazın