Söz Bilincin Kıyısıdır

Okulların son ayı sınav ayıydı. Aslında hangi ay değildi ki? Zavallı çocukların sınavsız geçen bir haftası yoktu. ‘Kendi eğitimine güvenemeyenler sınav yapar’ sözü onayladığım bir sözdür. ‘Kendine güvenemeyen öğretmenler de sınavcı ve notla korkutan öğretmendir’ diye çoğaltabiliriz. Ayrıca genel sınavlar piyasayı da hareketlendiriyor, sınava giren her öğrenci belirli bir ücret ödüyor.

Seviye Belirleme Sınavı’nda Manavgat’tan bir öğrenci Mustafa Kurucu, bütün soruları yaparak, 500 puan aldı. Türkiye birincisi oldu. Daha birçok birinci varmış, ama nedense açıklanmamış. Mustafa Kurucu’nun başarılarının sürmesini dilerim. Bu başarıdan sonra, Antalya Milletvekili M. Ali Şahin, dizüstü bilgisayar armağan etti. Bu güzel bir duyarlılık, ancak eksik. Ben beklerdim ki, bu öğrencimizin ve diğer birincilerin eğitim masrafları bakanlık tarafından karşılansın. Başarılı öğrencilere verilecek burs, bir bakanlık için ‘Devede kulaktır’ diye düşündüm. Çünkü bilgisayara ulaşmak çok zor değil, ancak böylesi beyinler yoksulluk yüzünden harcanıp gidiyor. Hadi bu olmadı, bilgisayarın yanında bir kutu kitap da armağan edilemez miydi? Sayın Valimiz de altın armağan etti. Belki de kitap armağan edilmiştir de basın yazmamıştır, bilemiyorum, ama ben artık kitabın armağan edilmemesinden üzüntü duyuyorum.

Okul, eğitim derken, bana gelen bir iletiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Gazi Üniversitesi 1. Ulusal Sınıf Öğretmenliği Kongresi yapıldı. Türkiye’nin değişik illerinden, çok sayıda sınıf öğretmeni toplantıya ilgi göstererek, Ankara’ya geldi. Kongrede birçok sunu yapıldı. Toplantının ikinci günü, ‘Sınıf Öğretmenlerinin Özellikleri’ başlıklı oturum yapılırken, kürsüye Buca Eğitim Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Enver Tahir Rıza geldi. “Beş yılda tek öğretmenin aynı öğrencilerle birlikte olması olumlu değil. Bir de cinsiyet sorunu var! Biliyorsunuz ülkemizde karma eğitim uygulanıyor. Kadın öğretmenler, erkeklere iyi örnek olamazlar” dedi. Meslekte 35 yılını geride bırakmış bir kadın öğretmen olan, Yücel Demirhan ayağa kalktı ve “Bu kadarına dayanamam, ben ona örnek olamazsam, o da bana örnek olamaz” diyerek, salonu terk etti. Arkasından, diğer kadın öğretmenler de salonu terk ettiler.

Bağdat Üniversitesi çıkışlı bir akademisyen eğitimci, kadın öğretmenlerle erkek öğrencilerin arasına derin bir kama sokmak cesaretini gösterdi. Üstelik bunu kadın öğretmenleri aşağılayarak yaptı.” Adam, aldığı eğitim gereği, bilinci gibi düşünüp öyle konuşuyor. Söz bilincin kıyısıdır.

Herkese iyi, hoş, bol kitaplı dinlenceler.

Bir cevap yazın