Merhaba

Merhaba

Bundan böyle her ay bu köşede kaya tırmanış sporunu, Türkiye’deki yerini, eğitimlerini, nerelerde yapıldığını kısacası bu spora dair her türlü detayı birlikte işleyeceğiz.

Bu ay hep birlikte ülkemizin en büyük tırmanış bahçelerinden biri olan Antalya’daki Geyikbayırı’na gidiyoruz. Geyikbayırı şu an Türkiye’nin en büyük kaya tırmanış bahçesidir. Geyikbayırı macerası Türkiye’nin kendini dünya çapında kanıtlamış tırmanıcılarından Öztürk Kayıkçı’nın ve eşi Züleyha’nın bundan birkaç yıl önce kaya bloklarının altına yerleşmeleri ile başladı.

Kısa zamanda açılan yüzlerce rota burayı dünyanın her yerinden tırmanıcıların ziyaret ettiği bir tırmanış bahçesi haline dönüştürdü. Değişik zorluk derecelerinde rotaların çokluğu burayı hem amatör hem profesyonel tırmanıcılar tarafından en çok tercih edilen yer haline çevirdi. Son dönemde yapılan bungalovlar buraya tırmanmaya gelenlerin daha rahat konaklama imkânı bulabilmesini sağlıyor. Çadır kurma imkânı da olan bu yer her sene sonbahar aylarında Türkiye’de bulunan tüm üniversite dağcılık kulüplerinin ve bağımsız tırmanıcılarında katılımıyla büyük tırmanış şenliklerine ev sahipliği yapıyor.

Nar ağaçlarıyla dolu evin bahçesinde tahtayla kapatılmış ve içerisinde soba bulunan bir yer var. Burası akşamları tırmanış sonrası insanların bir şeyler içip sohbet ettikleri hoş bir mekân. Tabi her ortak yaşam alanı gibi buranında kendine özgü bazı kuralları var. Bunlardan bazıları bahçe işlerinden kim olursa olsun gelen herkes mesul, akşam tırmanış sonrası rotalardan dönerken yalnızca yere düşmüş kuru ağaç dallarından elinizde taşıyabildiğiniz kadar getireceksiniz. Sabah en erken kalkan sobayı yakar. 24 saat sıcak su ve duş imkânı var. Yemekleri genelde tırmanıcılar kendileri yapar ama gruplara yemekte çıkartılabilir.

Eğer kaya tırmanışıyla uğraşıyorsanız ya da ilginiz varsa Geyikbayırı’na kesin uğrayın çünkü buraya gittikten sonra kaya tırmanış sporundan çok daha fazla zevk almaya başlayacaksınız.

Yazı: Himmet Gündoğdu, fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Sırtçantam 3. sayı, Mart 2005

Bir cevap yazın