Keten Tohumundan Bir Ömre

Yaşadığı yörenin kültür hazinesi, unutulmaya yüz tutan değeri…

Kandıra bezi nam-diğer keten…

Sıcak yaz günlerinin serinleten, soğuk kış aylarının ise iç ısıtan kumaşı Kandıra Bezi kaynağını, baharda masmavi açan keten tarlalarından alıyor. Sonbaharda ekimi yapılan tarlalar, yazın ilk günlerinde biçiliyor. Tohumundan yağlıboyada kullanılan beziryağı elde ediliyor. Lifinden ise iplik üretilerek dokuma tezgâhlarında kumaş haline getiriliyor.

Kocaeli’nin Kandıra İlçesi’nde iki bin yıldan beri yetişen keten, Romalılardan Osmanlılara kadar birçok imparatorlukta, devlet erkânının giyiminde kullanılmış. O dönem yaşadığı şaşaalı günler ise artık çok geride. Dünyada sadece Hollanda, Kanada ve Karadeniz’in kuzey kıyılarında yetiştirilebilen bitkinin Türkiye’de ekimi 1980 yılında yasaklanmış, tarlaları boş kalmış.

Köylü kadınlar, o güne kadar üretilmiş iplikleri saklamış, korumuşlar. Sırası geldiğinde sandıklardan çıkararak dokumaya devam etmişler. Kalınlık ve inceliklerine göre yalıngat, çezme, üskülü-idare, kirli dudu gibi adlar verdikleri kumaşların üzerine özlemlerini, sevgilerini, ayrılıklarını anlatan işlemeleri yapmışlar. Hissettikleri acı, hüzün, sevinç çeşit çeşit desenlerle yer etmiş ketende. Söylenmemiş sözleri kasnağa işlenen nakış ile dile gelmiş.

Ancak tüketim çağının getirdikleri, bu zahmetli işe harcanan zamanı boşa harcanmış gibi gösterir. Ve kadınlar ihtiyaçları olanı üretmek yerine hazır olana yönelirler. Yıllardır üzerinde alın teri döktükleri dokuma tezgâhları da ömürlerini sobalarda odun olarak tamamlar.
 

Birisi hariç… Fahriye Yaşar’ın dokuma tezgâhı dün nasılsa bugün de işliyor.

Fahriye teyze, 80 yaşına merdiven dayadığı ömründe 60 yıldır keten dokuyor. Dokuma tezgâhı bir gün bile dinlenmeye fırsat bulmamış. Masa örtüsünden çarşafına, eşarbından perdesine kadar kullandığı her şeyi kendi üretiyor, geçimini dokuduğu ketenle sağlıyor. Ve hala dimdik ayakta, hayata sımsıkı bağlı…

Fahriye teyze’nin azmi Kandıralıların ketenlerine yeniden kavuşması için ilham oluyor. Ekimi tekrardan başlayan keten, ardı ardına açılan dokuma atölyeleri ile yaşama yeniden kavuşuyor. Bir tarafta keten bezi sergileri açılırken, bir tarafta dokuma ve işleme kursları veriliyor.

Ve keten yaşamla ikinci kez buluşuyor!

Bir cevap yazın