Kars, At Arabaları ve Eski Yılbaşı Kartpostalları

Kars, At Arabaları ve Eski Yılbaşı Kartpostalları

kars

Ben hafızamdaki ilk at arabalarını, çocukluğumuzdan, ilkokul öğretmenimizin arkasına bir iki yeni yıl dileği yazıp da sevdiklerimize göndermek üzere ödev olarak verdiğinde ilk kez yapacak olmanın heyecanıyla kırtasiyeye koşup da vitrinden seçip beğendiğimiz o simli ve yaldızlı yılbaşı kartpostallarından birinden hatırlarım.

Kırtasiyenin buğulu camları ardına dizilmiş, onlarca kartpostal arasından sadece biri… Belli ki soğuğu ile nam bir Avrupa şehrinde (veya mesela Alplerde bir kasabada) soğuk bir kış günü, arkada bembeyaz dağlar, gün yeni batmış ve göğü ergunavi renklere boyamış, silindirik melon şapkalı bir arabacı ve buz tutmuş bir nehrin kıyısında, tek katlı ahşap evlerle çevrelenmiş, karla kaplı Arnavut kaldırımı sokaklarda sürdüğü çok şık, çok asil bir at arabası…

İşte belki de bu yüzden Ege kıyı şehirlerinden birini bir kez olsun bile ziyaret ettiğinde onlarcasını görebileceğin at arabalarından biri değil de, bembeyaz görünümüyle yeri göğü kara bezenmiş izlenimi veren Kars’taki bu at arabasını görmek ‘ben bu anı daha önce yaşamıştım’ hissiyatı ile alıp da geçmişe, bir yandan kendi çocukluğuna, bir yandan da dünyanın bilinen tarihinde at arabalarının insanoğlunu için yegâne ulaşım araçlarından biri olarak kullanıldığı 18. ve 19. az biraz da 20. yüzyılın şehirlerine götürebilir insanın aklını…

Elbette ki artık at arabalarının ulaşım odaklı kullanılmaları çoktan tarihe karıştı da, cebi dolu ve nostalji yaşamak isteyen turistlerin tatillerinde binmeyi tercih ettikleri, büyükbabaların torunlarına gösterip de kendi çocukluklarını yad ettikleri ya da gözü pek fotoğrafçıların objektiflerini süslemeleri için çaba gösterdikleri birer anı aracı haline geldiler.

Ve tabii ki ne o ahşap evlerle çevrili, solgun kandil ışıklarıyla aydınlanan, Arnavut kaldırımlı dar sokaklara sahip küçük ve şık kentler var artık ne de konu oldukları, çocukların düşlerini boyayan o yılbaşı kartpostalları alınıp da sevilen birilerine gönderiliyor eskisi gibi…

Yazı ve fotoğraf: Türker Adakale

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın