Greenpeace ‘Sessiz Katil’ Raporunu Açıkladı

Greenpeace ‘Sessiz Katil’ Raporunu Açıkladı

greenpeace

Greenpeace Akdeniz’in yayımladığı ‘Sessiz Katil’ adlı yeni rapor, Türkiye’de hâlihazırda olan ve yapımı planlanan kömürlü termik santrallerin insan sağlığına etkilerini ortaya koyuyor.

Greenpeace Akdeniz’in yayımladığı ‘Sessiz Katil: Kömür’ adlı yeni rapor, Türkiye’de kömürlü termik santrallere bağlı hava kirliliğinin, trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olduğunu ortaya koydu. Bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulan rapor, Türkiye’de 2010 yılı itibariyle var olan 19 kömürlü termik santralin yanı sıra yapımı planlanan santrallerin insan sağlığına etkilerini inceliyor. Stuttgart Üniversitesi’nin hava kirliliği modellemesi kullanılarak hazırlanan rapora göre Türkiye, kömürlü termik santrallere bağlı erken ölümler sıralamasında, bütün AB ülkelerini geride bıraktı.

Basın toplantısında, Greenpeace Uluslararası Enerji Uzmanı Lauri Myllyvirta, Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı Ümit Şahin ve Bartın Platformu kurucusu Prof. Dr. Erdoğan Atmış konuşmacı olarak yer aldı. Soma’da kömür madeninde yaşanan facianın  unutulmasına asla izin vermeyeceklerini ifade eden Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan, “Kömür, sadece yer altından çıkarılırken can almıyor. Kömürlü termik santraller, adeta sessiz birer katil gibi, kalp – damar, solunum yolu rahatsızlıkları ve astım, kanser gibi hastalıklara neden olarak, sessizce can almaya devam ediyor. Örneğin Soma Termik Santrali’nin neden olduğu hava kirliliği, sadece 2010 yılında 13.400 yaşam yılı kaybına neden oldu” dedi.

Kömürlü termik santraller, Türkiye ve dünya genelinde havayı en çok kirleten etmenler arasında yer alıyor.

Kömür kaynaklı asit gazıyla kurum ve kül emisyonları, akciğerler ve kan dolaşımındaki mikroskobik parçacık kirliliğinin en büyük endüstriyel sebebi olarak kabul ediliyor. Bu kirlilik ile kalp krizi ve akciğer kanseri arasında anlamlı bir ilişki olduğu yıllarca yapılan araştırmalar sonucunda kanıtlandı.

‘Sessiz Katil: Kömür’ adlı raporda da; ‘Nefes almak hayatı tehdit etmemeli. Çocuklar oyun oynarken soludukları hava sebebiyle astım olmamalı ya da gelişim bozuklukları yaşamamalı. Bu dünyadaki en temel haklardan biri olan nefes almak, hatta temiz hava ile nefes almak, en önemli haklardan biri olmalı. Ancak belli ki hükümetler ve enerji şirketleri, bu hakkı tanımıyor’ deniliyor ve Türkiye’nin neden kömürlü termik santrallerden vazgeçmesi ve yeşil enerjiye geçmesi gerektiği ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

Raporda yer alan ve  kömürlü santrallerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri üzerine yapılan araştırmadan bazı maddeler şöyle;

– Türkiye’de 2010 yılında kömürlü santrallere bağlı toksik kirlilik, bu kirliliğe maruz kalınmasından dolayı 79 bin yaşam yılı kaybına ve 7.900 erken ölüme sebep oldu. Bu oran, raporda da bahsedileceği gibi trafik kazalarında hayatını kaybeden insanların oranının 2 katı kadar.

– Santrallerin bacalarından çıkan kurşun, arsenik ve kadmiyum gibi binlerce kilogramlık zehirli metal, hem kanser riskini yükseltiyor, hem de çocuk gelişimini olumsuz etkiliyor.

– Türkiye bugün, Çin, Hindistan ve Rusya’nın ardından dünyanın en ciddi dördüncü kömür tehdidi olarak göze çarpıyor.

– 2010’da Türkiye’deki kömür santrallerinin sebep olduğu kirlilikten doğan ve ortalama yaşam uzunluğunun azalmasına bakılarak ölçülen olumsuz sağlık etkileri, bir kişinin yılda 32 sigara içmesinin sağlığa zararıyla eşit seviyede.

– Türkiye’de kömüre bağlı enerji üretimi, 2009 – 2012 arasında yüzde 40 artış gösterdi. Bu durum, halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerin de büyük ölçüde arttığı anlamına geliyor.

– Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ölçüm verilerine sahip olduğu Türkiye’nin 12 şehrindeki (İstanbul ve İzmir dâhil) zehirli parçalıklı madde (PM 2,5) seviyesi, WHO’nun ‘kabul edilebilir’ olarak önerdiği rakamın en az üç katı.

– Çatalağzı Termik Santrali’nin insan ve çevre sağlığı üzerinde büyük etkisi olduğu tespit edildi. Bölgedeki doğumların % 20’sinde gelişmemiş akciğer, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı görülüyor. Bölgede kanser oranıysa gün geçtikçe artıyor.

– 300 bine yakın nüfusuyla Afşin Elbistan bölgesine 23 yıl önce kurulan Afşin Termik Santrali A Ünitesi o günden beri filtresiz çalışıyor. Bölgede şu ana kadar onlarca kişi akciğer kanserinden oldu.

– 2010’da Avrupa’da hayatını kaybeden 7.900 kişinin ölüm sebebinin kömür yakıtlı enerji santralleriyle ilişkili olduğu tahmin ediliyor.

Bir cevap yazın