Enerji Bakanı’nın Nükleer Atıkları

Enerji Bakanı’nın Nükleer Atıkları

10 Mayıs 2012 tarihinde Danıştay’ın kuruluşunun 144. Yılı nedeniyle TBMM’de verilen kokteylde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, nükleer santral ile ilgili bir açıklama yaptı.

Bakan talihsiz açıklamasında “nükleer santrali Greenpeace ile birlikte yapacağız” dedi.

Bakanın nükleer santrali Greenpeace ile birlikte yapacağız sözleri nükleer atık değerinde. Greenpeace, kurulduğundan beri nükleer enerjinin tehlikelerine, halk ve gezegenimiz için kabul edilmez maliyetlerine dikkat çekiyor.

Fransa’da, Japonya’da, Amerika’da, Güney Afrika’da, Türkiye’de ve her yerde nükleer enerjiye karşı çıkıyor ve yeryüzünden silinene kadar çıkmaya devam edecek. Türkiye’de nükleer santral yapılamayacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu nükleer güç santraline karşı olan toplumsal tepkilerin ve hoşnutsuzlukların farkında. Danıştay şu anda Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralle ilgili, haklı gerekçelerle yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Halkın % 64’ü nükleer santral istemezken, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları bu santrale karşı çıkarken, hala nükleer santralin ne pahasına olursa olsun yapılacağını söylemek, yargıyı ve halkın görüşlerini hiçe saymak anlamına geliyor.

Ancak Bakan Yıldız, tepkileri dikkate almak yerine sempatik davranışlarla çevre örgütleri ve Greenpeace ile beraber hareket ediyor izlenimi yaratmaya çalışıyor.

Bakan’a sunduğumuz yol haritası ortada. Greenpeace’in hazırladığı Enerji [D]evrimi raporu yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliği ile nükleere ihtiyacımızın olmadığını ortaya koyuyor. Enerji Bakanlığı’nı gerçek ve temiz enerji politikaları oluşturmaya, kirli ve tehlikeli enerjilerden vazgeçmeye davet ediyoruz.

Akkuyu nükleer santralinin hukuka aykırı işleyen süreçleri

– İlk hukuksuzluk Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında uluslararası antlaşma yoluyla nükleer santral yapılmasının önünün açılması ile Çevre Örgütlerinin bu anlaşmanın hukuka aykırı kısımlarına itiraz edilmesinin önüne geçildi.

– Santrali kuracak firma olan Rosatom’un Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu yasal gereklilikleri karşılamıyor. Greenpeace, bu konuya yasal itirazını sundu.

– Enerji Piyasaları Kurulu (EPDK) istisnasız tüm yatırımlarında hesaplanan toplam yatırım tutarının yüzde 20’si oranında asgari sermaye şartı getirirken Akkuyu nükleer santral güç santrali için bu oranı yüzde 5 olarak belirledi.

– 21 Mart 2012 tarihinde Başbakan nükleer genelge yayınladı. Başbakan’ın tüm kamu kurum ve kuruluşlarına verdiği emir niteliğindeki şu sözlerdi: ‘Projenin gecikmeye mahal vermeden zamanında tamamlanabilmesi için, kamu kurum ve kuruluşlarımızca her türlü iş ve işlemler ivedilikle sonuçlandırılacaktır’. Başbakan bir kez daha Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşasını hızlandırmak ve bürokratlarına gözdağı vermek ve Çevre Etkilendirme Değerlendirme (ÇED) sürecini etkilemek için baypass yolunu seçti.

– Danıştay, Mayıs 2012’DE Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin de dâhil olduğu 1/100.000 ölçekli Mersin – Karaman Çevre Düzeni Planı’yla ilgili yürütmeyi durdurma kararı daha verdi.

Greenpeace

 


Bir cevap yazın