OCA
15
02 Ocak 2010 Cumartesi

Doğanın Rio’yu şekillendirken, buraya özgü birbirinden farklı birçok ‘kambur tepeler’ oluşturması ve Brezilyalıların bu tepeleri turizm açısından en etkin bir şekilde kullanmak için ulaşım araçları yapması sonucu kenti bir kuş misali kanatlarınızın altında görebiliyorsunuz. Corcovoda Tepesi’nin ardından bu günü Rio’nun bir diğer ünlü tepesi olan; Portekizce ‘Pão de Açúcar’, İngilizce ‘Sugar Loaf’ çıkmak üzere erken saatlerde otelden ayrılıyorum.


Dün gezdiğim Kurtarıcı İsa heykeline bu kez tam karşıdan bakıyorum. Rio'yu 360 derecelik bir açıdan görebilmek gerçekten keyif verici ve Rio'nun olmazsa olmazlarından ve şansımdan hava pırıl pırıl. Bu harika manzara eşliğinde yüzlerce fotoğraf çekiyorum. Rio'ya inen uçaklar yine yanı başımdan geçiyor. Kim bilir benim gibi daha kaç gezgin bu harika şehir olan Rio de Janeiro'yu keşfetmeye geliyor. Manzara'ya doymak imkânsız ancak güneş tam zirvede.

Teleferikler ile yeniden aşağıya iniyorum. Az önce kuşbakışı baktığım plajların kenarından ziyaretçilerine harika manzara sunan Sugar Loaf ve Marro Da Urca tepelerini fotoğraflıyorum. Botafoto Plajı'nın yanı başındaki yürüyüş yolunda koşan ve spor yapan Riolular bana sokakların yaşamından güzel kareler sunuyor. Copacapana ve İpenama plajlarına göre daha sakin olan plajlar çevresindeki deniz ve yelken kulüplerine ayrılmış durumda. Bu kentin siluetinde olmazsa olmazlarından biri kesinlikle ‘tatlı gezinti' anlamındaki Sugar Loaf yani buranın adıyla ‘Pão de Açúcar'...

Öğleden sonra gezi rotamda olmamasına rağmen küçük sarı tramvayı ile beni kendine çeken Santa Terasa Kasabası'na uğramak için otobüse biniyorum. Adeta kendin tüm sokaklarını dolaşarak, Santa Terasa'ya ring servisi yapan minibüslere ulaşıyorum. Yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası sandığımdan da kalabalık ve genelde grup halinde turistlerin takıldığı küçük ve şirin cafe-barların sıralandığı kasaba'ya ulaşıyorum. Farklı mimarilerde ki rengârenk evlerin arasından Arnavut kaldırımlı tramvay yolunu takip ederek başlangıç durağına doğru yürüyorum. Beyoğlu, İstiklal Caddesi'nin adeta kıvrılmış ve daha sakin bir halini andırıyor burası. Son kıvrıma geldiğimde ise, tıka basa sarkmış insanlarla dolu sarı tramvay tüm hızıyla yanı başımdan geçiyor…

Güney Amerika Günlükleri - Erol ŞAHİN Diğer Başlıklar
Yorum Yaz
Yorumlarınız site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayına girmektedir.
Lütfen Dikkat:
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
Yorum Oku
Yorumlarınız site yöneticisi tarafından onaylandıktan sonra yayına girmektedir.
CemMerhabalar Erol Bey, Oncelikle tebrikler bu guzel gunlukten dolayi. Brezilyada gecirdigim gunler canlandi sayenizde gozumde. Ufak bir duzeltme nacizane. Sugar Loaf adi gezinti manasindan gelmiyor. Seker kutlesi demek tam olarak. Portekizli tuccarlar ile alisveris yapilirken seker eskiden buyuk kutleler seklinde satilirmis. bu tepelerin sekli de onu andirdigi icin Sugar Loaf ismini almislar. Saygilarimla




















