Cilo – Reşko Doğu Rotası Halkların Kardeşliği Kış Tırmanışı

Cilo – Reşko Doğu Rotası Halkların Kardeşliği Kış Tırmanışı

cilo zirve trekking

Aralık ayından itibaren partnerim Hasan İleri ve ben Cilo – Reşko zirvesi kış çıkışı üzerine planlarımızı ve hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Amacımız 32 yıldır yapılamayan bu tırmanışı ilk gerçekleştirmekti. Sponsor bulma güçlüğünden bizden erken davranan bir grup dağcı arkadaşımız kendi imkânlarıyla faaliyetimizden 15 gün kadar önce bu ilk tırmanışı gerçekleştirdi.

İkincilikle yetinmek durumunda kaldık fakat bu coğrafyada böylesi bir faliyeti sorunsuz tamamamak bizim için onur verici bir başarı oldu. Elimizden geldiğince stabil havayı bekledik. 16 Ocakta 18 – 21 Ocak arası 4 günlük uygun zamanı yakaldık ve aynı gün ucak biletlerimizi alarak 17 Ocak Cuma öğlen Van Havaalanı’na vardık.

Van merkezden Yüksekova minübüslerini kullanarak 3 saatlik bir yolculukla akşam bizi bekleyen rehberimizle Yüksekova’da buluştuk. Bölge insanı tarafından son derece sıcak ve güleryüzle karşılandık. Rehberimiz ilk ve son gün bizi evinde ağırladı ve eşsiz yöresel ev yemekleri ile bir ziyafet çektik.

4 günlük erzağımızı almak üzere alışveriş yaptık, akşam çantalarımızı tekrar düzenledik ve sabah 05.00’de kalkmak üzere istirahat ettik. Sabah dağa giriş yapmak üzere 06.45 gibi Yeşiltaş Köyü’ndeydik (1.300 m). Rehberimiz biz Hakkâri’ye gelmeden önce gerekli izinleri Hakkâri İl Jandarma Komutanlığı’ndan almıştı, mevcut evraklarımızı Yeşiltaş Jandarma Karakolu’na teslim ettik ve Reşko’ya uzanan Rubarışin Vadisi’nin kapıları açıldı.

Rubarışin Vadisi’nin kapıları açıldı diyorum çünki, Cilo Sat Dağları’na doğudan tek giriş bu dar vadiden sağlanıyor ve bu vadi girişini Yeşiltaş Jandarma Karakolu tutuyor. Yani vadiye giriş yapmak için karakolun içinden geçmeniz gerekli. Sabah saat 07.15 gibi tel örgüler açıldı ve vadiye giriş yaptık.

hakkari yuksekova

Yaz aylarında Serpel Yaylası’na kadar off road araçla ulaşım mevcut, kışın yol tamamen kapalı

Meraklı ve coğrafyaya aç bakışlarla ağır ağır ilerledik. Tam bir geleneksel kaya tırmanış cenneti! Vadi boyunca su sıkıntısı yok, hatta gürül gürül akıyor. Sabah Yeşiltaş Köyü’nde termometre -20 derece göstermesine rağmen akarsuda herhangi bir donma söz konusu değildi. Vadi  tabanına paralel ya da mevcut araç yolundan ayrılmadan yükseldiğiniz takdirde Rubarışin Vadisi’ni bir bel kesiyor (2350 m). Beli geçtikten sonra tekrar alçalarak Serpel Yaylası’na ulaşıyorsunuz. 12.00 gibi Serpel Yaylası’ndaydık (2000 m).

Bu gibi 2000 metre irtifalarda birçok vahşi hayvan ve ayak izleri ile karşılaşabiliyorsunuz. Son zamanlarda Türkiye’nin dağlık bölgelerinde görülen vaşaklar biraz endişelenmemize neden oluyor. 2000 metre üzerinde herhangi bir yaşam alanı söz konusu olmadığı için yükseldikçe rahatlıyoruz.

Yükseklerden Serpel Yaylası’na iki koldan akarsu ulaşıyor, Rubarışin Vadisi’nde buluşan su Yeşiltaş’a ilerliyor, Yeşiltaş’da Sat Gölleri Bölgesi’nden gelen akarsu ile birleşiyor ve Avaşin, Irak’a ilerliyor.

cilo

Birinci kampımızı Serpel Yaylası’na attık. Rahat bir gece geçirdik. Sabah saat 08.00’de kampımızın solundan yükselen kulvara girdik, tahmini acı 55 – 65 derece. Kulvarda yolu karıştırmanıza sebebiyet verebilecek hiç bir etken bulunmamakta. Bu bölümü tırmanırken ciddi derecede çığ oluşabilecek 2 etap bulunuyor. Çığ kulvarında mümkün olduğunca dikkatli kazma, krampon teknikleri ile ilerleyerek zeminde fazla tahribat oluşturmadan aynı izleri kullanarak ilerledik. Kulvarı bitirdiğimizde karşımıza 3 bin metrede küçük bir ovalık bölüm geliyor. İkinci kamp yerimiz burası; saat 15.00.

Bu kapmdan sonra zirveyi hedeflediğimiz için gece 01.30’da uyandık. Sıvı temini için kar eritme, kahvaltı vs saat 03.00’de kampı terk ettik. Bu kamp yerinden sonra karşınıza çıkan vadiyi kendinize klavuz alın, kısa etaplar halinde (basamak biçimli) birçok sırt aşıyorsunuz, ta ki hatırı sayılır bir kılçık sırt (4000 m) karşınıza çıkana kadar.

Rehberimizi bu bölümde bıraktık ve partnerim Hasan İleri ile beraber ilerledik. Kılçık sırt 60 metre sağı ve solu tahmini 80 – 90 derecelik, tahmini 500 – 600 metre uçurumdan oluşuyor. Bu alandaki geçişi sabit hat kurarak ip emniyetinde kazma krampon teknikleriyle geçmek üzere yola koyulduk.

zirve tirmanisi

Kılçık sırt bölümde ilerleyebilmek için sırtın üzerinde oluşan keskin toz kar bölümü büyük bir titizlik ve mümkün olduğunca sakin bir biçimde temizlemek gerekti. Oldukça heyecanlı ve adrenalin yüklü bu bölümü problemsiz aştık (60 metre, 1,5 saat süre). Geçişi tamamladıktan hemen sonra sizi iki adet davasa kuyular karşılıyor!

Tahmini, biri 50 metre diğeri 25 metre yarıçapa sahip, derinliğini göremedim fakat mağaracı arkadaşların ilgisini çekeceğinden eminim. Bu kuyulardaki incelemeyi her kim yaparsa ilk olacak sanırım… Kuyuları geçtikten 60 – 70 metre sonra Reşko zirvesini görebiliyorsunuz! Adeta kendini saklıyor.

Saat 14.00’de Reşko zirvesindeydik. Tüm coğrafyayı 4135 metreden inceleme ayrıcalığını ve hazzını yaşadık. Bir kaç fotoğraf ve zirve defterini imzaladıktan sonra inişe geçtik. Zirveye ilerlediğimiz rotadan tekrar geri dönüş yoluna koyulduk.

Akşam 19.00’da kamp alanımıza son derece bitkin ve halsiz bedenlerle ulaştık. Sanırım kamp alanına ulaştıktan sonra 15 dakika içinde uyku tulumuma yerleştim ve bedenim kendini kapattı. Kesintisiz bir uykunun ardından 05.30’da uyandım. Sabah erkenden kampımızı topladık ve Yeşilteş Köyü’ne tekrar haraket ettik.

cilo resko zirve

Faliyetimizin başından sonuna kadar gece gündüz 24 saat Heron tacizi altındaydık…

Sponsorumuz SBOZELGROUP Sayın Sabri Özel’e Teşekkürler.

Gerekli teknik malzemeler: Hedik, Kazma, Krampon, Kask, İp, Sikke, Çekiç, Perlon, Express, Atc, Hms.

Rehber: Kahraman Aytan

Hasan İleri & Emir Aktaş (Zirve Dağcılık İstanbul)

 

Bir cevap yazın