Çeyiz Sandığı Mücevher Kutusu Safranbolu…

Çeyiz Sandığı Mücevher Kutusu Safranbolu…

Tarihin mola verdiği, Osmanlı’nın nadide çiçeği, güzeller güzeli Safranbolu’yu gördünüz mü? Buyurun konuğumuz olun… Komşu hakkı, göz hakkı, insan sevgisi, nezaket, zarafet ve estetik nasıl örtüşmüş bu kentin ruhuna birlikte görelim; yaşayalım ve yaşatalım.

Daracık Arnavut kaldırımlı köşe başlarında gülümseyen onlarca çeşme; mücevher kutusu gibi sevimli değerli ahşap dükkânlar; çok pencereli, birbirinin ışığını, görünüşünü engellemeyen dost evler; tarihi dokuyu zenginleştiren hanlar, hamamlar, camiler, mescitler, türbeler, idari, sosyal yapılar.

Altın bilezikli ustaların çalıştığı lonca çarşıları… Göz zevkini damaklarda sonsuz hazza dönüştüren Safranbolu lokumu (güllü – sakızlı – fındıklı – fıstıklı ve Safranbolu’nun altın gibi değerli çiçeğinden yapılmış safranlı) ve safranlı zerdesi… İçine sevgi katılan gözlemeleri (kıymalı – peynirli – ıspanaklı) ve kuyu kebabı… Gezerken mutlu olanlar kuşkusuz damak tadının verdiği haz ile zamana direnirler. Zamanın önemini en çok Safranbolu’dan ayrıldıktan sonra fark edebilirler.

Her mekân, her tat, size öykülerde anlatılanlar kadar gizemli ve muhteşemdir. Safranbolu’da… Birbirinden güzel geleneksel Türk – Osmanlı evi biçiminde döşenmiş bezenmiş gezi evlerinden Kaymakamlar Müze Evi, Hacı Hüseyinler, Kavuşturucular, Kileciler, Karaüzümler, Mümtazlar Gezi Evi ve Emirhocazade Ahmet Beyler Evi, tarihin konuk evleri gibidir. Yorgunluk kahvesini Havuzlu Asmazlar Konağı’nda havuz başında; Arasta’da tarihi kahvede ya da İmren Lokumları dinlenme salonunda yudumlayabilirsiniz. Taştepsi’de, kanaviçe örtülü ve bir bardak su sunan genç bir kızın elinden…

Vakit kalırsa Safranbolu’nun maketi Yörük Köyü’nde 500 yıllık bir tarihi miras sizi cezp eder; gezinize ayrı bir ivme katar. Yörük’te ‘gözleme’ ve Yörük Kileri’nde doğal ürünler adeta keşfedilmemiş eczaneye dönüşür ağızlarda, belleklerde… Hapsini anlatırsak abartılı sanabilirsiniz.

Ankara’ya sadece 200 km, İstanbul’a 400 km uzaktayız. Buyurunuz Safranbolu’ya. Güzel yurdumuzun güzel tenli, içten ve düzgün insanlarıyla dostluğun; komşuluğun coşkusunu yaşayın…

Safranbolu anlatılmaz yaşanır… Kalbinin sesi, ruhu her noktaya sinmiştir. Bakarken görmeye özen verirseniz size ‘hoş geldiniz’ der; el sallar hayır dualarını esirgemez, yineler. Çünkü Safranbolu bir Osmanlı mirasıdır.

Yazı: Aytekin Kuş, fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Sırtçantam 5. sayı, Mayıs 2005

Bir cevap yazın