Biz Kuruduk, Siz De Kurumayın

Biz Kuruduk, Siz De Kurumayın

Geçmiş yıllarda kuruyan sulak alanlardan biri olan Hatay’daki Amik Gölü’nün yeniden kazanılması için çalışan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Hatay Şubesi Başkanı Abdullah Öğünç’ün, kuruma tehlikesi altında olan Burdur Gölü nedeniyle Burdurlulara mesajı var: ‘Biz kuruduk, siz de kurumayın.’

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Hatay Şubesi Başkanı Abdullah Öğünç, Burdur Gölü’nün kuruması halinde tıpkı Amik Gölü yok olduğunda Hatay’da olduğu gibi, Burdur’da da hayatın eskisi gibi olmayacağını vurguladı.

Amik Gölü kuruduktan sonra yaşananlardan yola çıkan Öğünç, şunları söyledi: “Tıpkı Amik Gölü kuruduğunda Hatay’da olduğu gibi, Burdur Gölü kurursa Burdur’da da iklim değişecek; tarım, meyvecilik, hayvancılık ciddi zararlar görecek ve bu verim kayıpları bölgede yaşayan insanların göç etmesi sonucunu doğuracak. Hayat Burdur’da tamamen değişecek. Yok olduktan sonra ne göl, ne gölde yaşayan canlılar, ne de Burdur’un canlılığı ve neşesi bir daha eskisi gibi olmayacak.”

Öğünç bugünlerde Amik Gölü’nün kalıntılarından gölü yeniden canlandırmak için tüm kurumların canla başla projeler geliştirmeye çalıştığını anlatarak, “Ancak tüm bunlar çok zaman ve emek alacak. Doğal yapı bir kez bozulduğunda süreci geriye çevirmeniz neredeyse imkansız. Ancak ne mutlu ki, Burdurluların halen bu kötü gidişe dur deme şansları var. İş işten geçmiş değil. Doğa Derneği’nin Burdur Gölü’nün kurumaması için yürüttüğü çalışmalar etrafında bir araya gelerek bu işin üstesinden gelebilirler. Burdurlulara sesleniyorum: Biz kuruduk siz kurumayın. Bir an önce el birliği ile gölünüzü kurtarmak için harekete geçin” diye konuştu.
Son 60 yılda Türkiye’de kuruyan toplam sulak alan miktarı yaklaşık 1 milyon 400 bin hektara ulaştı. Bu alan, Marmara Denizi’nden daha büyük bir yüz ölçümüne karşılık geliyor. Binlerce hektar sulak alanımız da kuruma tehlikesiyle karşı karşıya.

Hatay’da bulunan Amik Gölü, son 60 yılda kaybedilen en önemli sulak alanlardan biri. Göl, 1950 – 1975 yılları arasında sıtma hastalığını önlemek ve tarımsal alan yaratmak amacıyla aşamalı olarak kurutuldu. Gölün suyu, açılan dört drenaj kanalı ile Asi Nehri’ne boşaltıldı ve alanda tarım yapılmaya başlandı. Ancak milyonlarca yılda oluşmuş önemli bir sulak alan olan Amik Gölü’nün kurutulması, bölgenin ekonomisine beklenen katkıyı sağlamadığı gibi, Amik Ovası’nda bir doğa felaketine de neden oldu. Gölün kurutulması ile birlikte iklimi değişen Hatay’da yağışlar düzensizleşti, bu da büyük sellere yol açtı. Yer altı suları derine inerken, toprakta tuzluluk oranı arttı ve çoraklaşma başladı. ‘Yılan boyun kuşu’ ile ‘saz horozu’ gibi türler yok oldu.

Burdur Gölü ise Türkiye’nin en hızlı kuruyan göllerinden biri ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’nin uluslararası öneme sahip 13 Ramsar alanından biri olan göl yağışlarda azalma olmamasına rağmen son 35 yılda suyunun üçte birini kaybetti, gölün su seviyesi 12 metre 25 santim düştü. Gölü besleyen akarsuların üzerine inşa edilen baraj ve göletler, bu akarsuların Burdur Gölü’ne ulaşmasını engellerken göl çevresinde açılan çok sayıda sondaj kuyusu da gölü besleyen yer altı suyunun azalmasına sebep oluyor.

Doğa Derneği, Burdur Gölü’nün yok oluşunun önlenmesi ve havzada akılcı su kullanımının yaygınlaşması için 2007’den bu yana ‘Burdur Gölü’nü Kurtarma Projesi’ni yürütüyor. Dernek, Burdurlu sivil toplum kuruluşlarından oluşan Burdur Gölü’nü Kurtarma Ekibi ile birlikte, Burdur Gölü Yönetim Planı’nın bir an önce havza ölçeğinde genişletilmesi için mücadele ediyor.

 

Bir cevap yazın