2011 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Çevre Adına Neler Yaşandı? – 4

2011 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Çevre Adına Neler Yaşandı? – 4

Peki, termik santraller neler yapabilirdi canlılara ya da doğal ortamlara? “…Herhangi bir filtre kullanılmaması durumunda, 100 megavat gücündeki, linyit kömürüyle çalışan bir termik santralin kirletici etkilerini aşağıdaki gibidir;

Kükürt dioksit (SO2) 45,000 ton / yıl

Azot oksitler (NOx) 26,000 ton / yıl

Karbon monoksit (CO) 750 ton / yıl

Katı partiküller (PM) 32,500 ton / yıl

Hidrokarbonlar 250 ton / yıl

Kül 5,660 ton / yıl

Termik santral kâbusu

Bilindiği gibi, SO2 ve NOx gazları asit yağmurlarının oluşumundan birinci derecede sorumludurlar.

Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitler, rüzgârlarların etkisiyle ortalama 2 – 7 gün içerisinde atmosfere taşınırlar. Atmosferdeki su partikülleri ve diğer bileşenlerle reaksiyona girerek, sülfürik asit ve nitrik asit oluştururlar. Bunlar da yeryüzüne yağmur ve kar yağışı aracılığı ile ulaşır. Böylece baca gazları, ikinci kez ve daha geniş bir bölgeyi etki altına almış olur. Bölgenin coğrafi yapısı ve hava koşullarına bağlı olarak, bu etki yüzlerce kilometreye kadar yayılabilir. Asit yağmuru denilen bu yağış şekilleri, sadece canlılar için değil, binlerce senelik taş yapıtlar ve eski sanat eserleri için de çok önemli bir tehlike oluşturur…

…Toprağa yağmur olarak yağan asit bileşikleri, ya toprağa bağlı yaşayan bitkileri öldürmekte ya da bu bitkilerin bünyesinde anormal seviyelerde birikmektedir. Bitki formasyonunun seyrelmesi erozyonu yaratmakta, fotosentezin olmayışı ise, atmosferdeki karbondioksit oranını artırmaktadır. Bünyelerinde asitli bileşikleri barındıran bitkilerin tüketilmesi ise, canlı organizması için geri dönüşü olmayan çok ciddi zararlar oluşturmaktadır!

Olgun ve iri yapraklı 100 yaşındaki bir kayın ağacı, saatte yaklaşık olarak 1.7 kg oksijen üretmekte, 2.35 kg kadar karbon dioksit (CO2) tüketmektedir. Ayrıca aynı kayın ağacı yılda 1 ton tozu süzmekte, baca gazları, bakteri ve virüsleri de bağlamaktadır. Bu nedenle orman havası, havadaki partiküllerin, özellikle solunumla akciğere giden tozların sayısı bakımından kent havasına göre %90-99 oranında daha temizdir. Bu durumda termik santrallerin etkileriyle ortaya çıkan orman ölümlerinin insan sağlığını ne derece olumsuz etkilediğini tahmin etmek hiç de zor değil…” (ÇEVREM, Asit Yağmurlarıyla Islanmak, 17 Haziran 2011)

Bu arada, termik santrallerde çalışan personelin de, üçer beşer, beşer onar, lenf ve akciğer kanseri başta, çeşitli kanser türlerine yakalandığını (bilimsel raporlardan derleyerek, yakınlarımızdaki dostlarımızdan da gözlemleyerek) söylersek, hiç kimsenin şaşırmaması gerekir!

(Çevre Misyonu Platformu / ÇEVREM), fotoğraf: İsmail Şahinbaş

 

 

 

Bir cevap yazın